BERCAN TUTAR

31 Ağustos 2025, Pazar

İsrail ve ABD’den ‘organize işler’

Your browser doesn’t support HTML5 audio

İsrail'in Gazze halkına estirdiği devlet terörünün en büyük destekçisi ABD, 9 Eylül'deki BM Genel Kurulu toplantılarına katılmak için New York'a gidecek Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile yanındaki 80 kişilik heyetin vizesini iptal etti.
Kararı Dışişleri Bakanı Marco Rubio açıkladı. Gerekçesi Mahmud Abbas'ın Hamas'ın 7 Ekim 2023 taarruzunu 'terör eylemi' diye nitelemeyerek 'barış umutları'nı baltalamasıymış.
Bu sömürgeci, üstenci ve nobran tavır işbirlikçi Abbas'ın biatını bile yeterli görmüyor. Çok daha fazlasını istiyor. Çünkü siyonist İsrail ile ona yardım eden ABD'nin temel hedefi Filistin'i haritalardan da hafızalardan da silmek. Bu nedenle teslim bayrağını çeken Filistinlilerin dahi sesinin BM'den duyulmasına tahammülleri yok.

***

Bu adımla ABD, siyonazist siyasetini artık resmen ilan etmiş oluyor. Hep söylediğimiz gibi siyonizm denilen şey aslında ırkçı ve soykırımcı Amerikan emperyalizminin Ortadoğu'daki yüzünden başka bir şey değildir.
Oysa Filistin Yönetimi'ni oluşturan kendileriydi. 1994 Oslo anlaşmasına göre Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) işgal altındaki Batı Şeria bölgelerini denetleyen taşeron bir yönetime dönüştürüldü. Ancak Hamas'ın yetimler ordusu sadece siyonist mitleri değil bu emperyal kirli projeyi de darmadağın etti.
Skandal karar için dünyadan tepki yağacak. "Şaşkınız, öfkeliyiz, kınıyoruz" diyecekler. Diplomatik teamüllerden, uluslararası hukuktan bahsedecekler.
Ama ne derlerse desinler gerçeği değiştiremeyecekler. O gerçek de soykırımcıların artık herkesi Filistinlileştirmesidir.
Kendilerine hizmet etmeyen herkese yok edilmesi gereken Hamaslı muamelesi yapacakları ve yaptıkları gerçeğidir.
ABD'nin Türkiye elçisi ve Suriye temsilcisi Tom Barrack bu gerçeği önceki gün yine gözümüze soktu.
İsrail'in Sykes-Picot sınırlarını tanımadığını vurguladı.

***

Dolayısıyla Amerikalı elçinin geçen aylarda I. Dünya Savaşı sürerken 1916'da İngiltere ve Fransa tarafından keyfi olarak çizilen sınırların kaostan başka bir sonuç üretmediği değerlendirmesinin de amacı anlaşılmış oldu.
Sykes-Picot meğer sömürgeci sınırlarla paranteze alınan bölge ülkelerini değil İsrail'i de rahatsız ediyormuş. 'İşadamı diplomat' Barrack, perşembe günü Lübnan ve Avustralya vatandaşı 'işadamı gazeteci' Mario Nawfal ile yaptığı söyleşide, İsrail'in Sykes- Picot sınırlarını 'anlamsız' gördüğünü; Lübnan ile Suriye'yi ele geçirme 'kapasitesine veya arzusuna' sahip olduğunu söyledi. Büyükelçi böylece ağzındaki baklayı da çıkardı.
'Gazze kasabı' Netanyahu zaten iki yıldır bunları söylüyor. Hem Ortadoğu sınırlarını hem de Filistin devletini tanımadığını sık sık tekrarlıyor. ABD Dışişleri Bakanı Rubio, Filistin'i veto ederek, elçi Barrack da İsrail'in yeni işgal projelerini seslendirerek, soykırımcı diplomasinin nasıl organize ve eşgüdüm içinde çalıştığının en somut örneğini veriyorlar.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.