BERCAN TUTAR

06 Aralık 2025, Cumartesi

Avrupa ve İsrail’in ‘Trump nöbetleri’

Your browser doesn’t support HTML5 audio

Reel-politik determinizmin Amerikan yönetimini getirdiği nokta Avrupa ve siyonist lobide öfke nöbetlerine yol açıyor. Oysa ABD, tipik devlet refleksiyle davranıyor. İçine savrulduğu beka kaygısına uygun rasyonel ve pragmatik adımlar atıyor. Hegemonik ve hiyerarşik güç rekabetinde pozisyonunu korumaya çalışıyor. Uluslararası ilişkiler literatüründe buna 'jeopolitik girdap' deniliyor.
Avrupa ile İsrail ise küresel ve bölgesel gelişmelere ideolojik mercekten baktığı için ABD'nin jeopolitik rota değişikliğini ihanet olarak yaftalıyor. Bir anlam veremiyorlar. Bu da histerik tepkiler göstermelerine yol açıyor.
Ancak can derdindeki ABD, müttefiklerinin siyasi ve psikolojik hezeyanlarını hiç umursamıyor. Zira Batı önünde iki seçenek var. Ya yeni kurulan dünyaya uyum sağlamak ya da bu yeni dünya tarafından dışlanmak.

***

ABD yeni dünyaya uyum seçeneğini devreye sokarken Avrupa ve İsrail bu dönüşümü yapamadıkları için giderek marjinalleşiyor. Donald Trump yönetimindeki Amerikan devleti, hiç tereddüt etmeden 'Çin kutuplu dünya düzeni' yerine tercihini Türkiye ve Rusya'nın da en etkili kurucu siyasi iradeler olarak öne çıktığı çok kutuplu bir dünya düzeninden yana kullanıyor.
Çünkü ABD, kendisine yâr olmayacak yeni dünyanın en azından Çin'e de yâr olmaması için çalışıyor. Pekin'i şimdiden durduramazsa daha sonra frenleyemeyeceğinin farkında. Dolaysıyla Amerikan yönetimi Çin kutuplu bir küresel sistem yerine Çin'in de kutuplardan birine dönüştüğü çok kutuplu dünya seçeneğini 'ehveni şer' olarak görüyor. Ancak ABD'nin bu hedefine ulaşması için Türkiye ve Rusya'nın kendi hinterlantlarında bir kutup olarak yükselişlerini açıkça desteklemesi gerekiyor.

***

Zira Rusya'nın yükselişi Çin'in Avrupa'daki hegemonyasını ve Avrupalı ülkelerle girişeceği ilişkileri baltalayacak. Türkiye'nin yükselişi ise Çin'in Ortadoğu ve Afrika başta olmak üzere Orta Asya, Kafkasya ve Güney Asya'daki nüfuzunu frenleyecektir. ABD tek başına bu bölgelerde Çin ile rekabet edemeyeceğini görüyor.
Bu nedenle küresel nüfuzunu yıprattığı Çin'i kendi hinterlandına sıkıştırmaya çalışıyor. Böylece Asya- Pasifik'te Çin'e karşı bir denge kuracağına inanıyor. Fakat Latin Amerika'ya gelince Çin'in etkisini tamamen yok edecek agresif bir strateji izliyor ABD. Haliyle Venezuela başlığı altındaki Karayipler hamlesine bu mercekten bakılmalı.
Hâsılı kelam, İsrail ve Avrupa'nın ABD'nin yeni jeopolitik doktrinine meydan okuması boşuna. Gazze barış planı ile Ukrayna barış planı aynı küresel stratejinin iki farklı yüzünü oluşturuyor. Dolayısıyla ABD ile İsrail ve Avrupa ülkeleri arasındaki çatlak önümüzdeki süreçte daha da artacaktır. Çünkü ABD, küresel bekasını şımarık eski müttefikleri nedeniyle tehlikeye atacak lükse artık sahip değil. Bunun farkında olan Trump, Avrupa'nın da İsrail'in de gözünün yaşına bakmıyor, bakmayacak.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.