BERCAN TUTAR
İsrail’in iki büyük çıkmazı
Gazze'de bataklığa saplanan ve küresel vicdanda mahkûm edilen siyonist İsrail'in aslında dünya umurunda değil. Soykırımcıların en büyük korkusu Türkiye ve Amerika. Türkiye'nin bir hegemon olarak yükselişi İsrail'in teolojik safsatalara dayalı bütün kirli senaryolarını akamete uğratıyor. İzliyoruz. İsrail'in yazılı, görsel ve dijital medyası sabah akşam Türkiye'nin hamlelerini konuşuyor.
İsrail'in ikinci kâbus senaryosu ise Batı'nın değişen tavrı. Atlantik'in iki yakasında da İsrail'e destek azalıyor. Siyonistler hem Avrupa'da hem de kaleleri ABD'de zemin kaybediyor. ABD için İsrail artık taşınması hayli külfetli bir yük.
İsrail ve ABD arasındaki çatlağın en önemli faktörü ise Türkiye. ABD artık Ortadoğu, Doğu Akdeniz, Kuzey Afrika ve Aden Körfezi ile Kızıldeniz politikalarını sadece İsrail'e göre değil Türkiye'nin de yer aldığı yeni çarpana göre belirliyor. ABD'deki bu yeni eksen şimdiye kadar özel muamele görmeye alışmış siyonist lobiyi ve İsrail'i son derece rahatsız ediyor.
***
Nitekim FBI, Charlie Kirk suikastından sonra ABD'deki Yahudi lobileriyle bilgi paylaşımını durdurdu. ABD Başkanı Donald Trump'ın tabanını oluşturan MAGA'da Holokost'u bile inkâr edenler var. Bu ayın 22'sinde sona eren dört günlük Turning Point USA adlı Amerikan muhafazakârları kongresinde İsrail-ABD ayrışması net şekilde ortaya çıktı.
Kongreye antisemitizm ve İsrail politikaları damga vurdu. Kongrenin kapanışında ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İsrail karşıtı Nick Fuentes gibi isimlerin dışlanıp dışlanmamasına dair değerlendirmede "Amerika'yı sevdikleri sürece" muhafazakâr hareketin herkese açık olması gerektiğini söyledi. "Saflık testlerine" karşı çıkan Vance, kongreye damga vuran antisemitizm tartışmalarını açıkça kınamaktan da kaçındı. Vance "Buraya kınanmasını ya da susturulmasını istediğim bir muhafazakârlar listesiyle gelmedim" dedi.
***
Tablo gayet net. Buna bir de Türkiye'nin ABD dışında Avrupa için de vazgeçilmez bir aktör hâline gelmesini eklediğimizde İsrail'in işi gerçekten zorlaşıyor. The Jerusalem Post, ABD'nin Gazze'nin geleceğinde Türkiye'yi kilit aktör olarak konumlandırdığını yazarken Israel Hayom da Avrupa'nın diplomatik, askeri ve enerji stratejilerinde Türkiye'ye bağımlı hâle geldiğini vurguluyor. Belçika'nın da Lahey'de İsrail aleyhine açılan soykırım davasına müdahil olduğunu hatırlatan gazete, bütün bu değişimi İsrail'i bekleyen en yakıcı felaket diye niteliyor.
Hâsılı kelam, Türkiye yeni dönemde Avrupa ve ABD jeo-politikasında merkez ülke olarak konumlanıyor. Bundan rahatsız olan İsrail elbet her tür sabotaja başvuracaktır. Başvuruyor da. Son zamanlarda ülkemizi hedef alan iç ve dış olaylara bakıldığında bu net şekilde görülüyor. Fakat ne yapsa da Türkiye ve ABD akıntısına karşı kürek çeken İsrail başaramayacak. Devran artık değişiyor. Çaresiz stratejiler peşindeki İsrail'in yeni bölgesel ve küresel dinamiklere boyun eğmekten başka şansı yok.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.