BERCAN TUTAR
Türkiye ve yapısal asimetri
Umut etmek bir strateji değildir... Zira insan umut ettiği müddetçe hayal kırıklığına uğrar. Ama jeopolitik gerçekliği yansıtan bu hakikatin edebiyatta pek alıcısı yoktur. Yoksa düşünce ve edebiyat dünyamızın en ünlü dizelerinden biri, Yahya Kemal'in "İnsan umut ettiği müddetçe yaşar"ı olmazdı.
Yine de hayal dünyası ile gerçek dünya arasındaki bağ hiçbir zaman kopmaz. Sürekli olarak birbirlerini ya umutlarla ya da düş kırıklıklarıyla besler ve dönüştürürler. Umut ve hayal kırıklığının neredeyse eşgüdüm hâlinde hareket ettiği alanlardan biri de uluslararası ilişkilerdir. Küresel siyasetteki son bir iki aylık gelişmeler dahi bu tespiti fazlasıyla doğruluyor.
Hâliyle küresel gidişatı bu bağlamda tanımlayan kavramlardan biri de yapısal asimetridir. Merkez güç konumundaki aktörler, yıktıkları dünyanın yerine yenisini koyamazken yükselen güçler de küresel statükoyu temelden sarsacak bir potansiyele ne yazık ki hâlâ sahip değil.
***
Dolayısıyla fırtınalı zamanlarda en çok ihtiyaç duyulan şey gemisini sağ salim limana ulaştıran kaptanlardır. Küresel çalkantıların yoğun olduğu bir dönemden geçiyoruz. Hem merkezdeki güçler hem de merkez ve çevredeki bölgesel güçler arasında acımasız bir mücadele yaşanıyor.
Yeni küresel norma dönüşen bu yer yer anarşik atmosferde hamle üstüne hamle yaparak konumunu sağlamlaştıran nadir ülkelerden biri belki de en önde geleni ise Türkiye. Artan bölgesel ve küresel ağırlığımız bunun en somut kanıtı. Küresel kutuplardan ve ana eksenlerden birine dönüşen Türkiye, elde ettiği istikrar ve barışı çevresine de yayıyor.
***
Bu hamleler hem ülkemizin cazibe merkezine dönüşmesini sağlıyor hem de caydırıcılığını artırıyor. Bunun nedeni de Türkiye'nin hayal dünyası ile gerçek dünyanın dengesini iyi kurmasından geçiyor. Ülküsünü ve hayal dünyasını stratejik çakarlarıyla uyumlu hale getirerek ulaşılabilir kılıyor.
İlk olarak PKK, FETÖ ve içerideki muhalefetten kaynaklanan asimetrik iç riskleri bertaraf eden Türkiye aynı zamanda eşgüdüm hâlinde bölgesel ve küresel siyasetteki yapısal asimetriden kaynaklanan boşlukları da çok iyi değerlendirerek bütün dezavantajları birer avantaja ve kazanca dönüştürdü, dönüştürüyor. Ve bu daha başlangıç.
Türkiye'nin küresel siyasetteki dengeleri kökten değiştirip yeni bir dünyanın ve çağın kapılarını aralayacak yolculuğu yeni başladı. Öldürücü darbeler daha inmedi. Hâsılı kelam, Türkiye'nin şu anki hamlelerini ısınma hareketleri olarak değerlendirmek lazım.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.