BERCAN TUTAR
Kim kazanırsa kazansın kaybeden siyonistler olacak
ABD ve İran arasındaki gerilimde gözler bugün Cenevre'de yapılacak kritik görüşmelerde. Nükleer müzakerelere rağmen Amerikan tarafı silah sevkiyatını sürdürüyor. Fakat bu askeri hazırlığın ideolojik sevkiyatındaki umursamazlık dikkat çekiyor.
ABD'nin hazırlıklarından ve yaptığı açıklamalardan anlıyoruz ki Ortaçağlara ait kaba bir emperyalist cezalandırma stratejisi öne çıkıyor. Hâliyle yargı, niyet ve duygu unsurlarının seferber edildiği Irak veya Afganistan saldırılarındakine benzer bir siyasi gerekçeye sarılmıyor bu kez Amerikan tarafı.
ABD Başbakanı Donald Trump'ın diplomatik teamüllere ve gerekçelere başvurmaması büyük beklentilere kapılan bazı siyonist çevreleri rahatsız ediyor. Zira bu saldırının hâlâ net bir siyasi hedefi yok. Kervan yolda düzülecek gibi görünüyor. Bu da İsrail'i tedirgin ediyor.
Unutmayalım ki Gazze ve Yemen saldırılarında görüldüğü üzere yakıp yıkmak nasıl ki Hamas ve Husileri yok edemediyse aynı sonucun İran'da da tekrarlanması riski İsrail ve yandaşlarını rahatsız ediyor. Ağır bombardımana, kritik hedeflerin vurulmasına ve hatta stratejik bölgelerin yerle bir edilmesine rağmen rejimin devrilmeyeceğinden veya dayandığı ideolojinin kolayca yok edilemeyeceğinden korkuluyor.
***
Ekonomik yıkım olmadan askeri ve siyasi saldırılarla rejimin ortadan kaldırılmayacağına inanan siyonist çevreler özellikle İran'ın Harg Adası'ndaki petrol terminallerinin hedef alınmasını veya ele geçirilmesini savunuyor. İran kıyılarından 25 km (16 mil) uzaklıkta yer alan Harg Adası İran'ın enerji nakil stratejisinde adeta şahdamarı konumunda.
İran Körfezi'nin sığ ve kayalık yapısı büyük petrol tankerlerinin kıyıya yanaşmasına elverişli değil. Bu nedenle İran'ın ihraç ettiği petrol ve doğalgazın neredeyse yüzde 90'ı büyük tankerlerin yanaşmasına uygun ve anakaraya eklemlenmiş konumdaki Harg Adası'ndan yapılıyor.
***
Ne var ki tüm bu senaryoların kaderi Trump'ın izleyeceği siyasi stratejiye bağlı. Bu nedenle özellikle de bugün Cenevre'deki nükleer görüşmeler kritik önem arz ediyor. ABD ve İran arasındaki bu dolaylı temas savaş öncesi son görüşme de olabilir. Veya tam tersine ezberleri bozan yeni bir uzlaşının habercisi olarak da tarihe geçebilir.
Bakalım diplomasi mi yoksa savaş mı galip gelecek? Fakat kim kazanırsa kazansın kaybeden siyonist çevreler olacak. Zira nasıl biterse bitsin, ABD-İran krizinin seyri ve mahiyeti bize bölgemizin post-siyonist bir döneme gireceğini gösteriyor.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.