BERCAN TUTAR
Beyrut’un İsrail ile kirli ortaklığı
İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik savaşında öne çıkan en önemli cephelerden biri de Lübnan. İsrail, önceden hazırladığı kaotik siyonist planını İran ile savaş bahanesiyle yeniden tedavüle soktu.
İsrail'in Lübnan stratejisi ikisi iç biri dış hedef olmak üzere üç faktörden oluşuyor. İç faktörler Hizbullah'ı ulusal düzeyde baskı altına alıp örgütün hem bir direniş odağı olarak askeri meşruiyetini hem de bir parti olarak Şiilerin temsilcisi konumundaki siyasi meşruiyetini yok etmek.
Şimdiye kadar Hıristiyan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile Sünni Başbakan Nevvaf Selam üzerinden Hizbullah'ı silahsızlandırarak toplumsal meşruiyetini yok etme yönündeki baskı sonuç vermedi. Ancak siyonistler bu hedefinden vazgeçmiş değil.
Beyrut'u bu olasılığa hazırlamak için İsrail, sopa ve havuç seçeneklerini aynı anda kullanıyor. Nitekim siyonist rejimin, Lübnan ile 43 yıl sonra bugün Washington'da ilk doğrudan görüşmelere razı olması bu şeytani planın bir parçası. Bu görüşmeler, 1983'ten bu yana İsrail ve Lübnan arasında açıkça yürütülen ilk barış müzakereleri.
***
Dolayısıyla Beyrut'taki hükümetin İsrail'in güney sınırındaki bölgelere saldırılarını durdurması ve ateşkes ilan etmesini istemesi bu kirli oyunun göstermelik bir parçası. Yoksa Beyrut, saldırılar devam derken siyonist rejimle masaya oturamazdı. Kısaca İsrail, Lübnan'a "Ya benim kirli planımın figüranı olursun ya da iç savaş kararı alırsın. Yoksa egemenliğini ayaklar altına almaya devam edip ben kendim seni parçalarım" diyor. Beyrut hükümeti ise tercihini siyonistlerin figüranı olmaktan yana kullanmış görünüyor.
Siyonist rejim, Hizbullah'ı güçsüzleştirecek askeri ve siyasi operasyonlarını aslında Beyrut hükümeti adına da yürütüyor. Bu yolla Beyrut'u Hizbullah karşısında daha kuvvetli bir pozisyona getirmek istiyor. Burada siyasi olarak Hizbullah'ın Lübnan'a değil de İran'a hizmet eden bir vekil güç olduğu tezini işliyor İsrail sürekli. Siyonist stratejinin diğer ayağı ise Hizbullah'ın güney bölgelerine yönelik ikmal ve lojistik hatlarını kesip örgütün askeri direniş kapasitesini yok etmek.
***
İsrail'in Lübnan'ın güneyine yönelik stratejisinin temelini Hizbullah'ın diğer bölgelerden göndereceği yardımları kesip direnişini kırmaya dayanıyor. İsrail bu nedenle sadece güneyi değil Beyrut'un Dahiye bölgesi başta olmak üzere Hizbullah'ın güçlü olduğu Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi ve Baalbek'teki bölgeleri de durmadan bombalıyor.
Fakat ne yaparsa yapsın İsrail'in bu başarısız stratejisi yeni soykırımlardan başka bir sonuç doğurmayacaktır. Zira Beyrut hükümetiyle barış görüşmesi yürütürken o hükümetin resmi bir parçası olan Hizbullah'ı vurmaya devam etmek tutarsızlık ve çaresizliktir. Hâsılı kelam, bu paradoksal siyonist strateji Lübnan'ın ne siyasi ne sosyolojik ne de askeri gerçekleriyle örtüşüyor. Bu nedenle bu kaotik strateji her açıdan başarısızlığa mahkûm görünüyor.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.