BERCAN TUTAR

12 Mayıs 2026, Salı

ABD’nin hedefi sorunu çözmek değil yönetmek

İran savaşı ve Hürmüz krizinde yarın iki buçuk ay dolacak. 28 Şubat'ta başlayan savaşın bugün 74'üncü günü. Ve öyle görünüyor ki kriz daha da sürecek. Zira zannedildiği gibi zaman ABD'nin aleyhine değil lehine işliyor. Hâliyle ABD Başkanı Donald Trump'ın 13-15 Mayıs olarak açıklanan Çin ziyareti öncesinde Hürmüz'ün açılması hedefi gerçekleşmeyecek.
Çünkü ABD'nin grand stratejisi, İran savaşıyla ortaya çıkan ve Hürmüz ile küreselleşen krizi çözmek değil. Hızlı uzlaşı ABD'nin bölgesel ve küresel hedeflerinin yarım kalmasına yol açacak. Bu nedenle ABD, İran ve Hürmüz krizinde 3 aşamalı bir stratejiye göre pozisyon alıyor.
İlk aşamanın amacı krizi çözmek değil yönetmeye dayanıyor. Kontrollü savaş veya kaos anlayışı da diyebiliriz buna. Zaten istediği zaman savaşı başlatan da bitiren de ABD'nin kendisi. Hâliyle bu ilk aşamanın gerçekleştiğini görüyoruz. Burada temel sıkıntı, kontrolün bazen ABD'nin elinden çıkması. Bunu da ABD bilerek yapıyor. İran'ın kabul etmekte zorlandığı uzlaşı şartlarını masaya sürerek krizin devamını sağlıyor.

***

İkinci aşama, ABD'nin kriz bahanesiyle Körfez'e askeri yığınağını artırması ve askeri varlığını kalıcılaştırmasıdır. Nitekim güce dayalı barış projeksiyonu çerçevesinde Trump, savaşı bitirdiğini söylese de askeri caydırıcılık kozunu ve yığınağını devam ettirecek hamlelerini sürdürüyor. Şimdiden Doğu Akdeniz, Kızıldeniz, Umman Körfezi ve Arap Denizi'ne yapılan sevkiyatlar bunu gösteriyor.
Üçüncü aşama ise İran'ı ekonomik baskıyla çökertmeye dayalı Hürmüz ablukası. Dolayısıyla olan bitene kriz yönetimi anlayışından baktığımızda Trump'ın öyle lanse edildiği gibi çok da zor durumda olmadığını görürüz. Çünkü savaş hâlâ ABD'nin kontrolünde seyrediyor.
Ancak bazı hesaplar tutmuyor. Bunlardan biri de 40 gün süren savaş ve beş gün süren ateşkesin ardından ABD'nin 13 Nisan'da devreye soktuğu abluka ile İran'ın petrol endüstrisini 13 gün içinde felç edeceğine dair tahminler yanıltıcıydı.

***

Bu ablukanın rejimin ağır mali durumunu daha da derinleştireceği ve onu tavizler vermeye zorlayacağı hatta ABD'nin bütün taleplerine boyun eğmesine yol açacağı propagandası yapıldı. Oysa bu manipülasyon bir beyaz bayrak operasyonuydu. Zira Trump yönetimi, paranın bitmesi veya petrol üretiminin kaybı ne kadar ağır olursa olsun İran'ın yeni yönetiminin pes etmeyeceğini görüyor.
Zira rejimin tek endişesi iktidarı kaybetmek. Bu da ancak muhaliflerin sokağa dökülmesi veya dökülme şartlarının oluşmasıyla mümkün. Ancak herkes biliyor ki Trump'ın niyeti rejimi değiştirmek değil rejimin tavır, tutum ve politikalarını değiştirmek. O nedenle Trump, rejimin yumuşak karnına şimdilik saldırmıyor.
Abluka bu olasılığı sadece güçlendiriyor fakat tek başına rejimi değiştirecek bir potansiyele sahip değil. İran halkı da Trump'ın gerçek niyetinin farkında. Ve artık bu kirli oyunun kurbanı olmak istemiyorlar. Hâsılı kelam, bu krizin hamuru görüldüğü üzere daha çok su kaldıracak gibi görünüyor. Ancak ipin ucunun ABD'nin elinden her an kaçma ihtimali de giderek artıyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.