BERCAN TUTAR

09 Haziran 2026, Salı

Netanyahu ile Trump’ın savaşı

Your browser doesn’t support HTML5 audio

İran ile İsrail'in karşılıklı saldırıları nedeniyle Ortadoğu'daki tansiyon yeniden had safhaya çıktı. 102. gününe giren savaşta çatışmaların yeniden yayılmasından korkuluyor. Fakat ben karşılıklı saldırıların fazla tırmanacağı kanaatinde değilim. Zira ABD Başkanı Donald Trump artık ne İran'ın ne de İsrail'in tarafında yer alıyor. Trump bu kez kendi çıkarını savunuyor ve kendi pozisyonunu güçlendirmeye çalışıyor.
İran krizi başladığından bu yana her ne kadar Trump'ın çok sıkıştığı ve umduğunu bulamadığı söylense de ben o kanaatte değilim. Bütün zorluklarına rağmen krizi hâlâ Trump yönetiyor. Tam istediği gibi gitmese de çatışma ve çözüm süreci hâlâ ABD Başkanı'nın kontrolünde görünüyor.
Amerikan müesses nizamı ile Evanjelik-siyonist yapılanma, kazanamayacakları İran ve Hürmüz krizlerini bir çözüme ulaştırmaktan ziyade bu sorunları sistematik şekilde istismar etmeyi ve bundan olabildiğince yararlanmayı tercih ediyor.

***

Düşük yoğunluklu ve kontrollü bir kaos planlamasından yana görünen Pentagon, CIA, MOSSAD, Yahudi lobileri, savunma endüstrisine hükmeden Amerikan savaş lordları ve küresel finans çevreleri, ulusal ve küresel ekonomileri tehdit eden bu girdaptan çıkılmasını pek istemiyor.
Çünkü İran savaşı ve Hürmüz krizi, bu kesimlerin rantlarına rant katıyor. Savaş, kriz ve kaosun derinleşmesini isteyen kesimlerin başını ise İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu çekiyor. Netanyahu'nun siyasi ikbali kaosların derinleşmesine ve yayılmasına bağlı. Netanyahu'nun hakkındaki yolsuzluk davalarından paçayı kurtarıp hapse düşmemesinin tek çıkış yolu var. O da ekim ayında yapılacak İsrail genel seçimlerinde yeniden başbakan seçilmesi.
Ancak seçimden zaferle çıkması da İran'a karşı elde edeceği bir zafere endeksli. Hatta İran'da istediğine ulaşamasa da en azından Gazze ve Lübnan'daki siyonist işgal ve ilhak planlarını hayata geçirmesi gerekiyor.

***

Fakat öyle görünüyor ki bunu da yapması çok zor. Zira paradoksal gelse de Netanyahu'nun zaferi, ABD Başkanı Trump'ın siyasi açıdan ölümü anlamına gelecektir. Kasım ayında da Amerikan seçimleri var. Okların hedefindeki Trump'ın bu ara seçimlerde "topal ördek" konumuna düşmemesi ve seçimden zaferle ayrılması için İran'daki savaşı bitirip Hürmüz krizini bir an önce çözmesi gerekiyor. Yoksa hakkındaki azledilmeye kadar varan onlarca dosya hemen raflardan indirilecektir.
Bir bakıma soykırımcı ve savaş suçlusu Netanyahu'nun siyasi ikbali ile Trump'ın siyasi ikbali karşı karşıya. Netanyahu'nun geleceği İran'daki savaş ve kaosun derinleşmesine bağlıyken Trump'ın geleceği ise kaos ve savaşın sona ermesine bağlı.
Hâliyle geldiğimiz aşamada İran savaşı her açıdan Trump ile Netanyahu'nun siyasi ikbal mücadelesine dönüşmüş durumda. Batılı ve Doğulu analistlerin çoğu Netanyahu'yu şanslı görse de ben bu savaştan Trump'ın zaferle ayrılacağı düşüncesindeyim.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.