BERCAN TUTAR
NATO’ya Türkiye formatı
Daha birkaç yıl önce Cumhurbaşkanı Erdoğan'a karşı NATO'yu göreve çağıran Batı medyası ve siyasileri şimdi yüz seksen derece dönmüş durumda. Sayın Erdoğan'ın önünde sıraya giriyorlar. Özellikle savunma sanayii devrimimizden ve 24 Şubat 2022'de başlayan Ukrayna savaşından sonra Türkiye'nin bölgesel ve küresel gücünü fark ettiler. Peş peşe çark eden Avrupalı liderler, 2003 yılında Litvanya'daki NATO Zirvesi'nde kahraman ilan ettikleri Sayın Erdoğan'ın siyasi dehası karşısında birer birer şapka çıkarmıştı.
Bugün ise NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ittifakın yeni rol modelinin gerçekleştirdiği savunma sanayii devrimiyle Türkiye olacağını söylüyor. 7-8 Temmuz'daki Ankara Zirvesi'nde ABD'nin ittifaktaki yükünü azaltacak projelerin görüşüleceğini belirten Rutte, Türkiye liderliğindeki Avrupa'nın NATO bünyesinde daha fazla sorumluluk üstlenmeye başlayacağının altını çiziyor.
***
Zira küresel ve bölgesel güç dağılımı yeniden belirleniyor. Daha şimdiden dünyanın gidişatını altı 'post'un şekillendireceğini söyleyebiliriz. Bunları da post-nasyonel Avrupa, post-sovyet Rusya, post-seküler Türkiye, postsosyalist Çin, post-siyonist İsrail ile post-hegemonik ABD diye sıralayabiliriz. Geçmiş yüzyılın mantığından uzak oluşan yeni küresel dengelerde Türkiye, ABD, Rusya ve Çin belirleyici konumda.
***
Özetle AB ve ABD artık Türk dış politikasının temel eksenini oluşturmuyor. Temel omurga artık Türkiye. Hatta kendi sistemini inşa eden bir Türkiye var karşımızda. Dolayısıyla Batı ile yeni bir denge kuruluyor. Tıpkı Rusya ve Çin ile kurulan yeni dengeler gibi.
Yani jeopolitik çoğulculuk paradigmasını benimseyen Türkiye, yeni dünyanın kilit ülkesi konumunda. Hâsılı kelam, Türkiye'nin küresel efendiler için milli çıkarlarını kurban ettiği dönemler artık geçmişte kaldı. İşte bu yüzden eskiden ülkemize her on yılda bir format atan NATO'ya bugün biz format atıyoruz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.