BERCAN TUTAR
ABD’den siyonizme sandık darbesi
5 Kasım 2024'te Donald Trump, Amerikan seçim tarihinin en dikkat çekici zaferlerinden birine imza atmıştı. İki azil girişimi ve Demokratların hukuk sistemini bir silah olarak kullanarak onu hapse atma ve servetine el koymaya yönelik saldırıları ile iki suikast girişiminden sağ kurtuldu.
Trump'ı iktidara taşıyan 'kırmızı dalga'nın asıl hedefi ABD'yi İsrail'in kaotik politikalarının aleti yapan siyonist güdümlü Demokratlara tepkiydi. Ekonomiyi çökerten Ukrayna savaşı ile Gazze'deki soykırıma tepki, Trump'ı iktidara taşımıştı. Ancak Amerikan halkının bu reaksiyonu iyi okuyamayan Trump iki yıl içinde yaptığı iki önemli hata ile siyasi hayatının en büyük bozgununu yaşadı.
3 Kasım 2026 ara seçimleri ABD'de iki yıl önceki Trumpizm efsanesini yerle bir eden 'mavi tsunamiye' yol açtı. Çatışmaları bitirip ekonomiyi düzelteceğim diye iktidara gelen Trump'ın tarife/ticaret savaşları ve İsrail'e destek amacıyla İran'a yönelik saldırısı içeride enflasyonun yeniden artmasına neden oldu.
***
Trump'ın aday listelerine müdahale edip önseçimlerden çıkan isimler yerine kendi belirlediği adaylarda ısrar etmesi de hezimeti kaçınılmaz hale getiren üçüncü faktör oldu. Örneğin, Trump'ın 2024 yılında 18 puan farkla kazandığı Güney Carolina'da hayatını kaybeden Senatör Lindsey Graham'ın kız kardeşi Darlene Graham'da ısrar etmesi yenilgi getirdi. Trump benzer hataları Teksas ve Kansas gibi Cumhuriyetçilerin kalesi eyaletlerde de yaparak tarihi hezimetlere yol açtı.
Haliyle seçim sonuçları her açıdan Trump kadar İsrail'in destek verdiği siyonist adaylar için de derin bir tektonik sarsıntıya işaret ediyor. Kongre'nin her iki kanadında da sadece Cumhuriyetçi Partililer değil Yahudi lobisinin desteklediği Demokrat kökenli siyasi gruplar da kaybetti.
Senato'da Demokratlar sandalye sayısını 7 artırarak 54'e ulaştı. Cumhuriyetçi Parti ise 7 koltuk kaybederek 44'e geriledi. 435 sandalyeli Temsilciler Meclisi'nde ise sayımı devam eden 63 sandalyeye rağmen 237 sandalyeye ulaşan Demokratlar daha şimdiden çoğunluğu ele geçirmiş durumda.
Cumhuriyetçi Parti ise 146 sandalye kazanabildi. 50 eyaletteki valiliklerde de üstünlük yine 27 valilikle Demokratlara geçti.
Tablo gayet açık. Seçmen Trump'a 'net bir mesaj' verdi. Amerikan halkı İsrail endeksli kaotik politikalar yerine ekonomik refaha odaklanan ve insanları kutuplaştıran değil birleştiren bir siyaset istiyor.
Popülist bir lider olarak Trump sandıktan çıkan mesajları anladığının işaretlerini vermeye başladı bile. Halkın İsrail'e desteğin faturasını kendisine sandıkta kestiğini gördü Trump. Bu nedenle ilk hamlesi İsrail'e verilen karşılıksız 4 milyar dolarlık yardımları kesmek oldu. İkinci olarak da Trump, İran savaşının sonuçlar üzerindeki etkisini itiraf etti. Fakat bu savaştan pişman olmadığını vurguladı. Bu çıkış kalan son iki yılında nasıl bir İran stratejisi izleyeceği konusunda ister istemez alarma neden oluyor.
Veto yetkisiyle Demokratların üstünlüklerini frenleyip iç siyasetteki yenilginin faturasını İran'a kesmeye çalışabilir. Bu da İran'a yönelik saldırıları daha da şiddetlendirebilir. Hatta masada bekleyen Küba'ya saldırılara dahi yeşil ışık yakabilir. Tam tersi sürprizler de olabilir.
***
Trump'ın yenilgisi Netanyahu'nun İsrail'de yeniden başbakan seçilmesini öngören sürecini de zorlaştıracaktır. Burada Türkiye için endişelenmeye gerek yok. Doğrudur KAAN, CAATSA ve F-35 gibi kritik konular Kongre'de onay bekliyor. Suriye ve diğer dosyalarda da ABD ile yeni bir süreç başlayabilir. Bu yeni dönemi ve Kongre'yi olumsuz görmemek lazım. Siyonist destekli eski Kongre yerine artık yeni bir Kongre var karşımızda.
Çünkü Demokrat ve Cumhuriyetçi tabandaki "Kimin kazandığı veya kaybettiği önemli değil. Önemli olan Yahudilerin bizi yönetemeyecek olmasıdır" şeklindeki bakışın ABD'de giderek güçlenmesi dikkat çekiyor. Bu bakış, Türkiye ve ABD arasındaki ilişkileri 'siyonist sabotajlardan' koruyacaktır. Asıl devrim sandıklara yansıyan bu anlayışın siyasi pratiğe dönüşmesinde yaşanacak. Birçok ilke sahne olan ara seçimler de zaten bu gidişatı gösteriyor. Zira ABD halkının iki yıl önceki kırmızı dalgası ile şimdi imza attığı mavi dalganın hedefi aynı: Siyonist siyasetçilerden arınmış bir ülke ve halkıyla bütünleşen bir yönetim...
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.