GÜLSE BİRSEL

11 Eylül 2005, Pazar

Teknoloji mezarlığından bildiriyorum!

Yine teknoloji haftası, yine CEBIT Bilişim Fuarı zamanı Yine yüzlerce insan, çoluğu çocuğu alıp, konuşan cep telefonu, yürüyen robot, ne bileyim dolma saran DVD oynatıcı görmeye, yenilikleri takip etmeye tee Beylikdüzü'ne gidiyor!
Sıkıysa gitme!
Cep telefonuyla fotoğraf çekemeyen, email kontrol edemeyen, yaşa başa bakılmaksızın "ninedede" kategorisine giriyor bu zamanda!
Oysa benim teknolojiye bakışım Microsoft'un sonunu getirecek bir felsefeye dayanır: İşini görüyorsa yenisini alma!
Örneğin Avrupa Yakası'ndaki arkadaşlar
"Biz roller için seçmelere geldiydik, o zaman Gülse'de aynı cep telefonu vardı" diye hikayeler anlatıyorlar ona buna!
Geçtiğimiz senenin başında bilgisayarım eceliyle öldü, düşünün artık!
Yemin ederim! Bir gün "zıttt puffff" diye bir ses çıktı ve görüntü gitti.
Bilgisayarcı "Ne zamandır sizdeydi" diye sordu, bazı dosyaları kurtarmaya çalışırken. "Daha yeni aldıydım" diye hüzünle cevap verdim, "96 yılı mıydı, neydi"!

TEKNOLOJİ ALIŞKANLIĞIM GENETİK!
Belki aileden gelme bir alışkanlık.
Alın babamı örneğin. Zihinsel olarak 40'lı yaşlarını yaşayan, 70'i çoktan geçmiş babam, birkaç sene önce interneti keşfetti. Sadece keşfetmekle kalmadı, kısa sürede kitabını yazacak derinliğe geldi! Bilişim ve yeni buluşlara bu kadar açık ve kolay adapte olan bir insan yani.
Ancaaak! Aynı benim gibi, aldığı teknolojik üründen memnunsa, ürün doğal sebeplerle ölene kadar değiştirmez!
Ben lisedeydim, eve bir dünya radyosu geldi! Hani dünyadaki birçok kanalı alan cinsten.
Yıllar geçti, iktidarlar değişti, Türkiye değişti, internet geldi, DVD çıktı. Ama o radyo, şu anda hala aktif hizmet veriyor! Yorgunluğu her halinden belli fakat emekli edilmiyor. Belki 65 yaşını doldurması bekleniyor, ki şunun şurasında ne kaldı?
Babam, İngilizler gibi, "tamir" uygulamasına gönülden inanır! "Bozulunca atma veya değiştirme" fikrine karşıdır! Teknolojik aletlerin ilk çıkanını, en iyi markasını alır, ancak bir daha model değiştirmez!
Bir yerde teknoloji firmalarının kabus tüketicisidir!
Ben üniversitenin ilk yılındaydım, büyük ekran televizyonlar yeni çıkmıştı. Eve bir tane alındı. Havamız yerindeydi. Maç seyretmek için haftasonları herkes bizim eve toplanıyordu. Arkadaşlarımla film geceleri yapıyorduk.
Aynı televizyon, ekranı, tüpü müpü değiştirilerek bugüne kadar geldi! Altı ay önce büyük bir gürültüyle ruhunu teslim etmeseydi hala Avrupa Yakası o televizyondan izleniyor olurdu!

YAKIN TARİH TEKNOLOJİ MÜZESİ!
Fakat zarif eşim Murat Birsel, tahmin edebileceğiniz gibi, tam öteki uçta! Yürüme bandını internete bağlamış, ekran ve kulaklık yardımıyla bir gün tropikal adada, bir gün Alpler'de yürüyen bir kocam var!
Eğer bir firma yeni bir ürün çıkarır da Murat onu almazsa, ben iki ihtimal düşünüyorum:
1) Murat hasta!
2) Ürün Türkiye'de yok, yurtdışına ısmarlanmış, gelmesi bekleniyor!
Dolayısıyla ev, bir yerde yakın tarih teknoloji müzesi gibi! Üç beş sene önce, bir şirket kurmaya niyetlenen arkadaşlar, bizim evde aralarında konuşuyorlardı. "Genel müdür yardımcısına bir dizüstü bilgisayar bulsak, toplantı odasına bir televizyon alalım, bir de fatura basan yazıcı lazım" diye.
"Durun bakayım" deyip içeri gittim. On dakika sonra kullanılmayan eski model bir dizüstü bilgisayar, plazma alındığı için boşta gezen bir tüplü televizyon ve niye alındığını asla hatırlamadığımız fatura basan bir yazıcıyla karşılarındaydım!
Murat bu aletlerin evden gittiğinin farkına bile varmadı!
Şu anda etrafa baktığımda gördüğüm teknoloji mezarlığının kısa bir listesini yapıyorum:
<ı>Okyanus, <ı>kurbağa <ı>ve <ı>kalp <ı>atışı <ı>sesi <ı>çıkaran, <ı>kocaman <ı>ışıklı, <ı>bir <ı>ses <ı>makinesi
<ı>Aynı <ı>makinenin <ı>şakaklara <ı>basınçla <ı>masaj <ı>yapan <ı>walkman <ı>versiyonu!
<ı>Kullanılması <ı>zor, <ı>ellibeş <ı>işi <ı>aynı <ı>anda <ı>yapan, <ı>televizyon, <ı>bilgisayar, <ı>kamera, <ı>ajanda, <ı>bilmemne <ı>olan, <ı>fakat <ı>bu <ı>sebeplerden <ı>ötürü <ı>telefon <ı>olarak <ı>kullanılması <ı>imkansızlaşmış, <ı>şarj <ı>aletleri <ı>kayıp <ı>cep <ı>telefonları <ı>Muhtelif <ı>çap <ı>ve <ı>ebatlarda, <ı>nereye <ı>ait <ı>olduğu <ı>bilinmeyen <ı>databank'lar, <ı>kablo <ı>ve <ı>adaptörler.
<ı>Türünün <ı>ilk <ı>örneği, <ı>hafızası <ı>düşük, <ı>görüntüsü <ı>palavra <ı>bir <ı>dijital <ı>fotoğraf <ı>makinesi. <ı>O <ı>makinenin <ı>sonraki <ı>modeli, <ı>ve <ı>sonraki <ı>modeli, <ı>ve <ı>en <ı>son <ı>modeli! <ı>Son <ı>gittiğimiz <ı>tatile <ı>fotoğraf <ı>makinesi <ı>götürmeyi <ı>unuttuk <ı>bu <ı>arada!
<ı>Bana <ı>hediye <ı>edilme <ı>bahanesi, <ı>ama <ı>yenisini <ı>alma <ı>amacıyla <ı>çalışma <ı>odama <ı>konmuş <ı>bir <ı>dizüstü <ı>bilgisayar. <ı>Bu <ı>arada, <ı>bana <ı>bir <ı>sene <ı>önce <ı>verilmiş <ı>başka <ı>bir <ı>dizüstü <ı>bilgisayar <ı>da <ı>var! <ı>Ayrıca <ı>ben <ı>dizüstü <ı>bilgisayar <ı>kullanmıyorum, <ı>o <ı>da <ı>ayrı!
<ı>Kullanmak <ı>için <ı>önce <ı>bir <ı>eğitim <ı>süreci <ı>geçirilmesi <ı>gereken <ı>yüksek <ı>teknoloji, <ı>dereceli <ı>mereceli <ı>bir <ı>tirbüşon!
<ı>Son <ı>olarak, <ı>dün <ı>itibariyle, <ı>alacak <ı>başka <ı>birşey <ı>kalmadığı <ı>için <ı>aldığı <ı>elektrikli <ı>cezve!
Dört beş sene oluyor. New York'a tatile gittik. Murat sürekli benim ayakkabı almamla dalga geçiyor, ben onun teknoloji merakıyla. İkimiz de kendi alanımızda, bütçe dahilinde bayağı almışız! "Tamam artık, alışveriş bitti" demişiz. Son gün. Dükkanlar kapanmak üzere, büyük bir alışveriş merkezinin önündeyiz. "Dur" dedim, "Şuradan bir çorap alacağım".

KÖPEK AMA EVİ PİSLETMİYOR!
Zarif eşim, "Sen al gel, on dakikaya burada buluşalım. Ama n'olur ayakkabılara falan dalma yine" dedi! "Ne alakası var ya, esas sen gidip pilli radyo falan alma yine" diye diye dükkana girdim.
Ucuzluk o gün başlamamış mı sana?! 700 dolarlık marka çizmeler, olmuş 70 dolar! Alınmaz mı hanım okurlar, Allah için söyleyin, alınmaz mı?! Aldım efendim! Pişman değilim!
Fakat çekine çekine, sırıtkan bir ifadeyle, elimde paket, aşağı indim ki ne göreyim? Murat'ın elinde de bir paket, ve sırıtkan ifadenin aynısından!
"Köpek aldım" dedi!
Önce kendime gelemedim. O köpek nasıl Türkiye'ye gidecek? Nerede bakacağız? Evi pisletir mi?
Meğer Sony'nin robot köpeğini almış!
"Hem evi pisletmiyor, hem bakım istemiyor" diye pazarlıyor bir de bana! Bir hafta oynadık, sonra Karabaş evdeki teknoloji müzesinde yerini aldı!
Murat bugün bilişim fuarında!
Korkuyorum...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.