ERSİN RAMOĞLU (GÜNEY)
Mis kokuyor mis
Portakal çiçeği…
Kokusu mutluluk sebebidir.
Baharın geldiğinin de işareti…
O ağacın altında saatler geçer anlamazsınız bile.
Her parfümde, her kokuda o tanıdık, o bilindik hissi arama sebebidir bu çiçek.
Güneyin sarı sıcağı adamı ne kadar delirtirse, Portakal çiçeği de o kadar sakinleştirir…
Yol boyu turunç ve portakal ağaçlarının arasında yürürken içinize dolan huzurun da sebebi...
Kokusunda yıkanmak ister insan.
O çiçek ki koktuğu yeri cennete çevirir.
***
Ayıp olacak ama gerçek bu…
Meğer yıllardır mahrum kalmışım bu güzel kokudan…
Oysa bu koku için her yıl nisanda Adana'ya koşan niceleri varmış…
Oraları anlattı…
Çektiği fotoğrafları gösterdi.
Ülkenin her yanı pembe ve beyaz çiçeklerle bezenmişti.
Cadde ve sokaklar kiraz ağaçlarıyla süslenmişti.
Tokyo ve Kyoto şehri kartpostal gibiydi.
Her ne kadar kokusuz olsa da…
Dünyanın her yerinden milyonlarca turist bu manzarayı görmek için Japonya'ya akın ediyor, Ama portakal çiçekleri öyle mi?..
Yeme de yanında yat.
"Portakal çiçeği siniyor içime/Kalleş bir orman gölgesinde/ Damlalar sorgular tüm bedenimi/Güneş şimdi tepemizde" demişti.
Türk'ün aklına sonradan geliyor.
Yine öyle oldu…
Artık Japonya gibi bizim de 'çiçekli' bir festivalimiz olacak…
Ama bir farkla; Bizim festivalimiz mis kokacak. 'Nisan'da Adana'da' portakal çiçekleri açacak.
Muhteşem kokusu şehrin tüm sokaklarını saracak.
Ve o koku için şehir dolup taşacak.
Kimi de çiçek açma zamanı kendini Adana'da bulur.
"Kesin Adana'dasın" diyen çok olur.
Bu kente "Portakal Çiçeği Gezileri"
düzenlenir bilir misiniz?
Ve yıllardır burada yaşayan biri olarak bütün bunları yeni öğrendim.
Hem yazık, Hem de ayıp!...
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.