ERSİN RAMOĞLU (GÜNEY)
Dün Erbakan bugün Erdoğan
Zaman su gibi akıyor ama biz farkında değiliz…
Tam 18 yıl olmuş.
Koca bir ömür yani.
Çoğumuz annesini ya da babasını kaybetti.
Veya bir başka yakınını...
Bu zaman diliminde Necmettin Erbakan ve eşi de ayrıldı aramızdan.
Hükümeti kurma görevi önce verilmedi ona.
DYP-ANAP birlikte koalisyon kurdu.
Ama güvenoyu alamadı.
RP-DYP koalisyonunun oluşturduğu 54. Hükümet böyle kuruldu.
Güvenoyu alır almaz da, yıpratma kampanyası başladı.
Asker Erbakan'ı istemedi.
Postalcı medya desteğiyle hükümet itibarsızlaştırıldı.
Sonrası malum.
Biz mahkemeyi bırakalım da, o günün manşetlerine bir göz atalım isterseniz…
Manşetler aynı zamanda bugün yaşananların aynısı.
söylentilerine cevap veren bir komutanın sözlerini manşet yaptı.
Yani Özkök talimatı yerine getirdi:
"Bu defa işi silahsız kuvvetler halletsin."
İkinci manşette İran Cumhurbaşkanı Rafsancani'
nin kara çarşaflı kızı Faazeh vardı…
Bu da özellikle sayfaya konulan bir haberdi.
Refahyol Hükümeti'ni böyle yaparak yıktılar.
ve siyaset dünyası Refahyol'un kaynaklarını eleştiri yağmuruna tutmuştu güya…
Kuponlu günler…
Dinç Bilgin'in Sabah'ı 73 kupona 37 ekran TV veriyor…
Manşette Mesut Yılmaz var…
O da "Darbesiz indiririz" diyor ve ekliyor:
"Erbakan'ı ve onun zihniyetini demokratik yoldan tasfiye edeceğiz."
"Demirel'in rejim dersi" Aynı gün Sabah "Teşekkürler Atatürk" manşetiyle çıktı.
Ve İran heyetinin ziyaretine atıfta bulundu.
Ertuğrul Özkök ise bu kez Hürriyet'teki "Sivil toplum ayakta" manşetiyle gaza bastı.
Hükümeti skandalların üzerine gitmemekle ve basını susturmakla suçladı.
Manşetler yarışıyordu.
Hürriyet ise 'Şok brifing' ve daha da ileri giderek Şevki Yılmaz'a 'P… sensin' dedi.
Sonraki gün kaptan Özkök, Hürriyet'te, 'İşte çağdaş Türkiye' başlığını attı.
Altına da, "Ankara dün muhteşem bir gün yaşadı.
450 kişilik orkestranın Beethoven'in 9'uncu Senfoni'sini seslendirdiği konser öncesi Demirel'in de bulunduğu salon, 'Türkiye laiktir laik kalacaktır' sloganıyla inledi" yazdı.
Tanklar ondan sonra yürüdü Sincan'da…
Ve Refahyol Hükümeti düşürüldü.
Yani darbe yapıldı.
Sonra Mesut Yılmaz Başbakan oldu.
Benzerini bugün yaşıyoruz.
Postalcılar da aynı ekip.
Ertuğrul Özkök, Uğur Dündar, Emin Çölaşan, Bekir Coşkun, Cüneyt Arcayürek ve yamakları…
Ertuğrul Özkök ve Zafer Mutlu
yırttı mı yani?
Ya 28 Şubat'ın finansörleri?
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.