AHMET ÇAKAR

07 Ağustos 2004, Cumartesi

2. yarı kâbustu

Fenerbahçe gibi bir takım olacaksınız, ilk yarıda 2-0 öne geçeceksiniz fakat ikinci yarı hem puan kaybedip hem de tarihi bir hezimetten kurtulacaksınız. Olmaz öyle şey. Fenerbahçe takımı bu olamaz. Kabul, lig yarışında kötü oynayabilirsiniz, yenilebilirsiniz de ama ikinci yarıdaki olaylar yaşanmamalıydı. Rizespor, Fenerbahçe'nin sol kanadını yol geçen hanına benzetti. Aslında sol kanada yol geçen hanı demek 'yol geçen hanına' büyük saygısızlık olur. Daha da ötesi, topu alan her Rizeli kimi zaman bir adam, kimi zaman üç adam geçip bu kanatta istediğini yaptı. Her yan top ya gol oldu, ya da tehlikeli bir pozisyon.
Kim ne derse desin Fenerbahçe defansı, defansa filan benzemiyor. Oyuncuların hepsi ağır, herkes adamını kaçırıyor, bu tablo da Fener'in lig yarışında önemli bir handikapı gibi görünüyor. Orta sahada biraz Aurelio birşeyler yapmaya çalıştı. Tuncay daha tatilde. Ne yaptığı belli değil. Oyuna konsantre olamıyor. Van Hooijdonk gollerini attı ama yorgun. Ümit Özat kopuk kopuk oynuyor. Volkan yan toplarda acemice davranışlar içinde. Ama en önemlisi Fenerbahçe'de ikinci yarıda görülen panik ve futbolcuların oyun disiplininden tamamen kopmaları affedilir gibi değil. Aslında Rizespor ilk yarıda rakibinden korkmasa Fenerbahçe'nin o golleri de bulabileceğini tahmin etmiyorum.
Maçın en kötü isimlerinden biri hakem Kuddusi Müftüoğlu idi. O da daha tatilden dönememiş. Oyundan o kadar uzak ki, ikinci yarıya çıkarken kartlarını unuttu. Verdiği iki penaltı kararı da yanlış. İlkinde top, kolunu kapatan Rizeli oyuncunun kapalı koluna çarpıyor. İkincisinde ise zaten penaltıyı kendisi vermedi. Yan hakeminin uyarısıyla çaldı. Orada omuza koyulan elle Rizeli oyuncunun düşmesi arasında bir bağlantı yok.
Fenerbahçe'nin ikinci golünden önce Ümit'in açık bir faulü var. FIFA hakemi olacaksınız, "istikbal benim" diyeceksiniz ama ikinci devreye çıkarken kartları unutacaksınız. "Türkiye'nin en iyi hakemlerinden biriyim" diyeceksiniz ama 4 golün üçünde bariz hakem hatası olacak. Rahmetli Atatürk bunları görseydi herhalde "Beni Türk hakemlerine emanet etmeyin" derdi.
Ne derseniz, haksız mıyım?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.