AHMET ÇAKAR
Sophie'nin seçimi
Sinemaseverler hatırlayacaklardır. Meryl Streep'e Oscar kazandıran 'Sophie'nin Seçimi' isimli film beni çok etkilemişti. Öykü şöyleydi... Nazi işgali altındaki Polonya'da yaşayan Katolik bir kadın <ı>(Meryl <ı>Streep) Nazi askerlerinin isteği üzerine iki çocuğundan birini toplama kampına göndermek zorunda kalır. Bir anne için çok korkunç olan bu durumun sonunda <ı>"Hiç <ı>olmazsa <ı>bir <ı>çocuğumu <ı>kurtarayım" diyen Polonyalı Sophie, kızını toplama kamplarına verir ve oğlunun hayatını kurtarır. Ama bu karardan sonra hayatı eskisi gibi olmaz.
Hakemlerimiz de ikinci yarıda Sophie'nin seçimi benzeri bir trajedi yaşıyorlar. Bir tarafta federasyonun gitmesi için imza vermiş kulüpler, diğer tarafta seçim olmasın diye yırtınan takımlar var. Aynı hakemlerimiz çalacakları her düdükte birer Sophie haline gelecekler.
Bu filmin ilk perdesini TrabzonKayseri maçında izledik. Bu kez Sophie rolünde Vedat Yüksel oynuyordu. Vedat Yüksel belki iyi bir hakem ama kötü bir aktör olduğunu Trabzon maçında gösterdi. Oyunun son 15 dakikasında o da dayanamadı. Risp, Gökhan Ünal'a öyle açık bir faul yaptı ki beraberinde bariz gol şansından dolayı kırmızı kart gerekiyordu. Ama Vedat Yüksel düdüğü çalmadı. Ona bu düdüğü çaldırmayan herhangi bir talimat değil sadece ve sadece içinde bulunduğu psikolojik durumdur. <ı>"Risp'i <ı>atarsam <ı>Trabzon <ı>haykıracak <ı>ve <ı>ben <ı>federasyon <ı>yanlısı <ı>bir <ı>takımın <ı>lanetlediği <ı>bir <ı>adam <ı>olacağım" dedi. Ama baktı ki hatası çok büyük. Bu sefer de <ı>"Federasyonun <ı>tam <ı>karşısında <ı>bulunan <ı>Kayserispor'un <ı>reaksiyon <ı>gösterdiği <ı>bir <ı>hakem <ı>olacağım" psikozuna kapıldı.
SUFİ OLMAK LAZIM
Maç ilerliyordu ama Vedat Yüksel artık maç yönetmiyor kafasında kar zarar dengesini kurmaya çalışıyordu. <ı>"Bu <ı>federasyon <ı>gidecek <ı>ve <ı>yeni <ı>federasyonda <ı>Kayseri <ı>ve <ı>onun <ı>gibi <ı>takımlar <ı>etkin <ı>rol <ı>üstlenecekler. <ı>Ve <ı>bana <ı>bir <ı>diyet <ı>ödetebilirler" korkusu ile 35 dakika sonra Kayseri lehine inanılmaz, inanılmaz olduğu kadar da komik bir penaltı verdi. Artık Sophie rahatlamış ve dağılmıştı. Geri kalan dakikalarda hiçbirşey eskisi gibi olmayacaktı. Buna benzer örnekleri çok daha fazla yaşayabiliriz. Bu ülkede hiç kimsenin ve hiçbir sistemin hakemleri Sophie'leştirmeye hakkı yok. İnsanları Sophie'leştirirsek hep beraber çok acı çekeriz. Bizce hakemlerimizin Sophie değil sufi olması lazım.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.