PROF. DR. BENGİ SEMERCİ
Kevin'lar hakkında konuşmalıyız
BİSİKLETLİ ÇOCUK
Sinemalarda konuşulması gereken başka bir çocuğun filmi vardı: Bisikletli Çocuk. Dardenne kardeşler tarafından çekilen film, 12 yaşında annesini kaybetmiş ve babası tarafından bir kuruma bırakılmış çocuğun yaşamından bir kesit anlatıyor. Kuruma geçici bırakıldığını düşünen ve babasının onu geri alacağı umudunu taşıyan bir çocuk, filmin kahramanı. Bir çocuk için babanın ne kadar önemli olduğunu anlıyorsunuz. Onun babasına ulaşmak için bir dedektif gibi çalışmasını, sizin fark ettiğiniz ama onun fark etmek istemediği belirtilerden uğrayacağı hayal kırıklığını hissederek izliyorsunuz. Babasını bulmak, çözüm olmuyor. Çünkü insanın bir babası olmasıyla ona babalık yapan birinin olması farklıdır. İşte o sırada ortaya bir kadın çıkıyor. Abartısız ama kabullenici bir sevgi sunan, masallardaki gibi zengin ve iyilik meleği olmayan, ama bir çocuğa tüm sorunlara karşın kollarını açan bir kadın.
SEVİLME, İSTENME İHTİYACI
"Her şey iyi gidiyor," diye düşünürken, giden ebeveynin boşluğunun dolduğuna inanmışken, bir çocuk için bunun kolay olmadığını görüyorsunuz. Kendisine daha kabullenici, daha özel davrandığını düşündüğü ilk baba figürünün ardından gidiyor çocuk. İzlerken "Dur," demek istiyorsunuz, ama onun sevilme, istenme ihtiyacını hissediyorsunuz. Bu ihtiyacını karşılayacak olduğunu sandığı biri için neler yapabileceğini görüp ürküyorsunuz. Sizin yerinizi alanlar, çoğu kez iyi olmuyor. Sonra iyi işleyen sistemin ve sevginin başarısını görüp umutlanıyorsunuz. Kendi çocuklarınızla ilişkiniz, sosyal sorumluluğun gerçekte ne olduğunu hatırlamak ve çok önemli şeyleri nasıl basitçe başarabilecek gücünüz olduğunu anlamak için bu filmi izleyin. Adları Kevin olmasa da bisiklete binmeseler de haklarında konuşulması, düşünülmesi gereken binlerce çocuğumuz var. Koruyabileceğimiz, sevebileceğimiz, çocukluklarını sağlıklı yaşamalarını sağlayabileceğimiz çocuklar. Onlar gazete haberi olmadan, önce aileri, sonra yabancılar tarafından istismar edilmeden, haklarında konuşmalıyız. Ama bunun için önce kendi hakkımızda konuşmayı, sorumluluklarımızı ve sorumsuzluklarımızı anlatabilmeyi başarmamız gerekir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.