SEDA DİKER
Erkeklik korkusu
KADINSI GÖRÜNMEKTEN KORKUYORDU
Gel gelelim, iş hayatında özellikle de üst düzey yöneticisinin gözünde, zayıf ve kadınsı görünmekten çok korkuyordu. O zaman kendini yeterince erkek değilmiş gibi hissediyordu. Genelde bu tarz sorunlar, çocukluk döneminde anne ve babayla ilişkisi, babanın anne ile ilişkisini gözlemleyerek başlar. Çocuk genelde kendini bir ebeveynle özdeşleştirmek zorundadır. Normalde erkek çocuklar için bunun baba olması beklenir. Ama bazen öyle olmaz. Bu yakışıklı ve aslanlar gibi görünen erkeğin babası, 'çok çok çok' katı bir adamdı. Oğluna yeterince ilgi göstermiyordu. Tabii ki söylemeye gerek bile yok, ama babası da çok çalışıyordu ve karısına yeterince ilgi göstermiyordu. Oğlundan tek beklediği itaatti. Keskin bir itaat. Kuralları kendisi koyuyordu ve bazen bu kurallar, oğlunu hiçe sayabiliyordu. Babası zaman zaman karısı ve oğluna dayak da atabiliyordu. Hadi buyrun bakalım. Oldukça duygusal olan bu çocuk, kendisini babasıyla özdeşleştirememişti. Annesi ise babasından çekinen, ama bir o kadar da duygusal, duygularını kolaylıkla ortaya dökebilen, ağlayabilen bir kadındı. Ve çocuk, çok zor bir tercih yapmak durumunda kalmıştı. İçindeki duygusal ihtiyacı karşılayabilmek için kendisini annesiyle özdeşleştirmişti. Oysa bu, baba kimliği tarafından kabul edilemez bir durumdu.
BAŞARISINI ENGELLEDİ
Sonuçta çocuk, babası gibi kaba ve sert görünmeye, duygusuz, ilgisiz olmaya çalışırken, iç dünyasında kadınsı fanteziler üretmeye başlamıştı. Ve insanlar kendisine baktığında, sanki hiç kimseyle paylaşamadığı bu fantezilerinin, yüzünden, bakışlarından anlaşıldığını düşünüyor, bundan korkuyordu. Dolayısıyla, önem verdiği üst düzey yöneticilerin olduğu ortamda sunum yaparken inanılmaz bir rahatsızlık çekiyordu ve bu duygu, çok önemsediği başarısını engelliyordu. Kendimizi nasıl bir kısır döngüye sokabileceğimizi görebiliyor musunuz? Peki ya sert ve duygusuz bir baba olmaya çalışırken, oğullarımızın duygularını ifade etmesine engel olurken, aslında onların, bizim en çok korktuğumuz şeye yönelebileceğini görebiliyor musunuz? Ne dersiniz? Artık çocuklarımızı yetiştirme tarzımızı değiştirme zamanımız gelmedi mi? Türkiyemizin sağlıklı, başarılı, özgüvenli nesillere ihtiyacı var.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.