SEDA DİKER
Affın kanunu
AFFETMEK ZORLA OLMAZ
Danışman usulca hatırlatır. "Şimdi artık bir yetişkin oldun. Annenin babandan ne kadar kötü muamele gördüğünü de biliyorsun. Aslında annen bunu isteyerek ya da seni sevmediği için yapmamıştır. Muhakkak çektiği acıları taşıyamadığı için hırsını senden çıkartmış. Onun haksız olduğunu biliyoruz. Ama sen şimdi anneni bir yetişkin gözüyle yeniden gör. Ve onu affetmeye çalış. Çünkü bütün bunları seni incittiğini düşünmeden, elinde olmadan yaptı. O da çok acılar çekmiş. Şimdi bir de bu gözlükle bakalım." Bazen empati çok zararlıdır. Affetmek, zorla karar vererek hissedilebilecek bir duygu değildir. Af, kendiliğinden gelmelidir. Eğer zorlamayla birini affedersek ve o kişi bize kötü davranmışsa, 'değersizlik' korkusunu bilinçaltımıza yerleştiririz. Ve bunun farkında bile olmayız. Düşünerek, analiz ederek, sebep sonuç ilişkilerine bakarak kimseyi affedemeyiz. Bilakis, kendimize zarar vermiş oluruz. Affetmek, bize kötülük yapan kişiyi serbest bırakıp, onu yeniden hayatımıza almak demek değildir. Yaptıklarının yanına kâr kalmasını seyretmek demek de değildir. Biz o zaman kendi haklarımızı korumamış, kendimizi hiçe saymış oluruz. Ve değersizlik duygumuz büyür. Değersizlik duygumuz büyürse, hayatımıza hep olumsuz olayları çekmeye devam ederiz. Oysa yapmamız gereken şey, ilk önce nefret ettiğimiz, öfkelendiğimiz kişiye olan olumsuz duyguları topraklamaktır. Yani bunları bir deftere yazarak ya da kendi başımıza konuşarak vücudumuzdan çıkarmalıyız. Ama asla öfkeli olduğumuz kişinin yüzüne değil. Bu duygunun vücudumuzdan tamamen çıkabilmesi için, bazen bir yastık alıp bunu hızla yatağa ya da duvara vurmak da içimizdeki negatif duyguyu boşaltabilir. Olaylara kabul vermemizi kolaylaştırabilir. Ve ardından, o kişiye 'sınır' çizmeliyiz. Bir daha aynı şeyi bize yapamayacağından emin olacağımız bir sınır yeterlidir. Ve sonrasında, o kişiyle ilgili düşünmeyi kesmek gerekir. Bunlar, affetmenin ilk aşamalarıdır. Duygusal bir yardım almadan başarabilmek çok zordur ama imkansız değildir. Nefret ve öfke duyguları tamamen köreldiğinde ve siz artık bu yükü taşımadığınızı fark ettiğinizde, af duygusu kendiliğinden geliverir. İşte o zaman hem kendi değerinizi fark edersiniz, hem de hayatta olumsuz yükler taşımaktan, kötü olaylar çekmekten kurtulmuş olursunuz. Ve kalbinizde açılan boşluğu sevgi doldurur.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.