REFİK DURBAŞ

07 Şubat 2004, Cumartesi

Türkiye balıkları

Altmışlı yılların sonunda Yenikapı'da Kemal'in Kahvesi'ni üniversite niyetine mekan tutanlar, akşam yemeklerini çoğu zaman Arap Muharrem'in barakasında yerdi. Arap Muharrem'in barakası, Yenikapı istasyonuna çıkarken Gar Gazinosu'nun hemen yanı başında bir küçücük dükkandı.

İki metreyi aşan bedeniyle barakaya zor sığan Arap Muharrem, Yenikapı sahilinde gündüz tuttuğu balıkları, akşama doğru ızgarasına atar, uyarına gelirse hatırlı müşterilerine masa altından çay bardağıyla rakı da ikram ederdi. Balığa çıkmadığı zamanlar da Türkiye İşçi Partisi'nin mitinglerinde Mehmet Ali Aybar'ın arkasında heybetli bir duruş sergilerdi. Arap Muharrem'in bir özelliği de kimi müşterisine balık sunarken "Bizim denizin balıkları bunlar" demesiydi, ki bu aynı zamanda o müşteriden para alınmayacak anlamına gelirdi.

Genç yaşında yitirdiğimiz, dostluğuna son yıllarında nail olduğum Ali Pasiner'in "Alabalıktan Zargana'ya Türkiye Balıkları" kitabının sayfaları arasında gezinirken kulaklarımda durmadan Arap Muharrem'in "Bizim denizin balıkları bunlar" sözleri çınladı. Çünkü Pasiner, bizim denizin balıklarını yazmıştı.

SANATTA BALIK
Pasiner, kitabının birinci bölümünde Orta Asya'dan Anadolu'ya balıkçılık kültürünün gelişimini irdeliyor. İkinci bölümde balık isimlerinin kökenlerini araştıran Pasiner, üçüncü bölümde mitologya ve inaçlarda balığın önemine değiniyor.

Türkiye denizlerinde, akarsu, göl ve barajlarında yaşayan deniz ve tatlı su balıklarının araştırıldığı dördüncü bölümün ardından beşinci bölümün konusu 'sanatta balık'... Gerçekten de Divan şiirinden tasavvufa, halk edebiyatından günümüz edebiyatına kadar ne kadar çok şiire konu olmuştur balık... Roman ve hikayeye, resim ve karikatüre de tabii... Pasiner, beşinci bölümde şair, romancı, hikayeci, ressam ve çizerlerin balığa nasıl baktıklarını aktararak yazı, çizgi ve rengin şenliğine çağırıyor okurunu...

Kitabın şenlikli bir bölümü de altıncısı, çünkü burada da Pasiner balığın nasıl satın alınıp saklanması ve temizlenmesi, hangi mevsimde hangi balıkların yeneceği üzerine rehberlik yaparak pek çok balık yemeğinin tarifini veriyor.

Ara Güler'in balık ve balıkçılık üzerine nefis fotoğraflarıyla bezenen "Alabalıktan Zargana'ya Türkiye Balıkları", Ali Pasiner'in bir 'vasiyet kitabı' da aynı zamanda... Bir balıkseverin balığa sevgi destanı...

<ı>*Alabalıktan Zargana'ya Türkiye Balıkları: Ali Pasiner, Fotoğraflar: Ara Güler, Yapı Kredi Yayınları, 239 sayfa.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.