REFİK DURBAŞ

22 Mayıs 2010, Cumartesi

Barış kentinde hoşgörü sofrası

Tarihte 23 uygarlığın 13'ünün ev sahibi... Dünyanın ikinci mozaik müzesi ile bir kültür abidesi... Apollon'un âşık olduğu Daphne'nin anavatanı... Dor tapınağı ile dünyanın en güzel gün batımının seyir yeri... Titus Vespasianus'un dağları oyarak yaptığı dünyanın ilk tüneli... Hz. Musa ile Hz. Hızır'ın bulaşma mekânı... Göğsünü bir mağarada gizleyen Hıristiyanların hac yeri St. Pierre Kilisesi... Hz. İsa'nın havarilerini korumak uğruna şehit düşen Habib Neccar adına inşa edilen Anadolu'nun ilk camisi... Dünyanın ilk ışıklandırılmış caddesi üzerinde havra, kilise ve caminin buluşma noktası... Ve nar ekşi soslu firikli sultan salatası, yoğurt aşı, sakız murcu, şıhmualla, humus, cevizli biber, öcce, zahter salatası, oruk, kaytaz böreği, pirzolalı yaprak sarma, şıhılmahşi firik pilavı, kozlu ve kaymaklı kadayıf, elbette künefe ile tam 560 yemekten oluşan muhteşem bir mutfak... Müslüman, Hıristiyan, Musevi, Alevi, Sünni, Ortodoks, Katolik, Protestan, Süryani, Arap, Ermeni, Türkün hep birlikte kardeşçe yaşadığı bir barış kenti: Antakya... İşte böylesi bur zenginliği binlerce yıldır sinesinde barındıran Antakya, geçen hafta 'Geleneksel Lezzetler Şenliği'nin ev sahibi idi. Başkanlığını Adnan Şahin'in yaptığı Anadolu Halk Mutfağı Derneği'nin bu topraklar üzerinde yaşamış kültürlerin ürettiği zengin lezzetleri yaşatmak amacıyla beşincisini düzenlediği şenliğe Türkiye'nin önemli yemek yazarları, gurmeler, gıda sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin yöneticileri ve ünlü mekânların mutfak şefleri katıldı. Hatay Valisi M. Celalettin Lekesiz'in ev sahipliğinde, Antakya Belediyesi, Mustafa Kemal Üniversitesi, Antakya Ticaret ve Sanayi Odası, Antakya Ticaret Borsası, Hatay Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği işbirliğiyle gerçekleşen şenliğe, Kahramanmaraş ve Osmaniye'nin yanında Suriye'nin Halep kentinden de önemli katılımlar vardı. Şenliğe katılan Antakya, Halep, Osmaniye ve Kahramanmaraş mutfaklarının ortak bir özelliği de coğrafi, tarihsel ve kültürel yakınlıkları dokusu içinde mutfak kardeşliğinin önemli bir yer tutması... Mesela Halep'ten şenliğe katılan Beitwakil restoran sahibi Habib Bassous hem Türkçe konuşması hem mutfağından sunduğu Halep humusu, nar ekşili zeytin-kekik salatası, mebrume oruk ve kiraz kebabı ile bu kardeşliğin simgesi olarak Antakya'daydı. Ve Bassous bu kardeşlik adına Türkiye ile Suriye'nin ticaret başta olmak üzere her türlü işbirliğinde buluşmasını diliyordu. Üç gün içinde sabah, öğle, akşam tadına bakma fırsatını bulduğum yemekleri anlatmaya kalksam, herhalde 100 sayfayı aşkın bir kitap olur. Yalnızca mönülerde yer alan yemek sayısı yüze yakındı. Tatlıların şahı olarak bilinen künefeyi bunların dışında tutuyorum, o ayrı bir yazı konusu çünkü... Antakya üzerine efsaneleri de...

İNADINA ŞİİR
Sen, müzmin bir "muhacir"
ben "gurbet"e aşina
bu yüzden mi hala durur
kalplerimizin arasında "sıla"...
REFİK DURBAŞ

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.