FUNDA KARAYEL

03 Ekim 2026, Cumartesi

Kendinizi yükseltin Gelenek size doğru inmez

Müzik bugün birkaç saniyede dikkatimizi yakalamaya, algoritmalar ise neyi dinleyeceğimize karar vermeye çalışıyor. Sami Yusuf ise tam tersini savunuyor: Müziğin dinleyicinin seviyesine inmesini değil, dinleyicinin ona ulaşmak için çaba göstermesini...
Ankara ve İstanbul'da verdiği Kökler konserleri için Türkiye'ye gelen dünyaca ünlü besteci ve yorumcuyla buluştuğumuzda sohbetimiz de tam buradan başladı. Horasan'dan bugüne ulaşan Hasbi Rabbi'nin gerçek hikâyesinden geleneksel müziğin insan ruhundaki karşılığına, sosyal medyanın birkaç saniyeye sıkıştırdığı dikkatimizden müziği biçimlendiren algoritmalara uzanan söyleşide Sami Yusuf'un itirazı netti: "Geleneksel müzik sizden kendinizi yükseltmenizi talep eder. Gelenek sizin seviyenize inmez."

- Müziğiniz coğrafyaların, dillerin ve kültürlerin ötesinde bir köprü kuruyor. Peki, insanları ortak bir vicdanda bilinçte buluşturmayı nasıl başarıyorsunuz?
- Benim oldukça özgün farklı bir geçmişim var. Londra'da büyüdüm. Sınıf arkadaşlarım Metallica, Guns N' Roses ve diğer grupları dinlerken ben Chopin ve Bach dinliyordum. Bu yüzden en başından beri biraz "garip" bir tiptim. Ama aynı zamanda makamlara, ilahilere ve her türlü klasik müziğe de ilgim vardı. Geleneksel müzik kuyusuna, o birikime her zaman ilgi duydum. Ve gerçekten inanıyorum ki geleneksel müziğin özellikle iyi yapıldığında ruha dokunan bir yanı var. Az önce ezanı duyduk, değil mi? Herkes sustu. Bu coğrafyadan olmayan, bu geleneği paylaşmayan arkadaşlarımız bile o anın içine çekildiler; çünkü bu geleneksel bir şey. Müzik değil ama müzikal... Müzikal bir yapısı var. Ve ruha öyle derin bir düzeyde dokunuyor ki, ona teslim oluyorsunuz, güzelliğine boyun eğiyorsunuz. Geleneksel müziğin gücü işte böyledir. Tabii ki benim mütevazı performanslarımda da sahneye geleneksel enstrümanları getiriyoruz. Burada bir tür sentez gerçekleşiyor. Buna "füzyon" demezdim, bence öyle adlandırmak bir hata olur. Ancak benim geçmişimle ve Arjantin halk şarkılarından tangolara, her türlü etnik/halk müziğine kadar duyduğum geleneksel müzik sevgisiyle şekillenen bir tür sentez yaşanıyor. Onlar da geleneksel. Ve bence bu ruha dokunuyor; bunu yapan ben değilim, bu ezeli ve ebedi olanın, zamansız olanın, bu dünyaya ait olmayanın sesi.

GELENEKSEL MÜZİKLERİN SADELİĞİ VAR


- Rooted (Kökler) konser serisi sizin için ne anlam ifade ediyor?
- Bu konser Serisi esasen "gelenek" kelimesinin bir başka ifadesi. Rooted kelimesinin bir dış anlamı var; yani "köklerim", o dünyevi/yeryüzüne ait tarafı. Bir de göksel, içsel anlamı var ki o da ruh, yani geleneksel müzik demektir. Zaten en yüksek düzeyde ruha bağlı olmayan hiçbir geleneksel müzik yoktur; en azından bizim "ruh" kelimesini kavrayış biçimimize göre. Dünyanın neresinde olursa olsun, her geleneğin icra ettiği geleneksel müziğin merkezinde birey ya da benlik değil, evrensel ilke, yani ilahi hakikat yer alır. Bence Rooted tam olarak budur.

- Hasbi Rabbi dinleyicilerinizde ortak bir yankı buluyor. Zaman içinde sizinle birlikte o da evrildi mi?
- Evet, o eser... Biliyorsunuz, 2005 yılında yaptığımız bir versiyonu vardı, yıllar önce. Yaptığım o 2005 versiyonunda çok gençtim. Pişman değilim, bu benim yolculuğumun bir parçası; ama daha pop havası taşıyan bir versiyondu. Bir de orijinal versiyonu var ki, bu benzetmeyi kullanabilirsem yıllandıkça güzelleşen şarap gibi bir parça. Öyle güzel bir müzik ki... Çünkü geleneksel bir müzik. Orijinal adı Mullah Mohammad Jan olan bu eser Horasan kökenlidir, yani günümüzdeki adıyla Afganistan'dan çıkmıştır. Tüm geleneksel müzikler gibi bu parçanın da inanılmaz bir sadeliği var. Fakat bu sadeliğin içinde bir deha gizli. Nasıl oluyor da böyle bir melodi sadeliğini koruyarak yüzyıllar boyunca yaşayabiliyor? Benim yorumumda 2005 versiyonunda Farsça kısımları çıkarıp yerine İngilizce koymuştum; ardından Urduca, Türkçe ve Arapça vardı. Ancak konserlerde duyacağınız versiyon, geleneksel versiyondur. Pakistan ve Hindistan'a daha yakın olduğumuz için de biraz Kavvali (Qawwali) esintisi ve Raga ögeleri barındıran o Horasan tarzı var. Çok güzel bir parça ve evet, ben kişisel olarak bu eseri çok seviyorum. Ancak aynı zamanda sanırım pek çok insan bunun nereden geldiğini bilmiyor. Besteyi benim yaptığımı sanıyorlar; oysa bu bir uyarlama, Horasan'a ait bir eser. Tarihini doğru kavramış olmanıza sevindim.


MODERN HAYAT BAĞIMLI OLMANIZI İSTİYOR


- Hızın ve yıkımın yüceltildiği, her şeyin bu kadar hızlı yaşandığı bir çağda insanların dikkat süreleri çok kısa... Dinleyiciyi böylesine uzun, manevi ve müzikal bir yolculuğa çıkmaya nasıl ikna ediyorsunuz?
- Bence kendinize biraz zaman ayırın. Herkese şunu söylerdim... Yani en azından bu bana iyi geliyor: Yalnız kalmak için kendinize zaman ayırın. Yürüyüşe çıkın. Rahatlayın, değil mi? Sadece doğayı dinleyin. Kendi nefesinizin sesini dinleyin. Şu güzelliği dinleyin... Kuşları, kuşları ve onların cıvıltılarını... Sessizliği... Telefon olmadan, tüm bu aletler olmadan kendinizle baş başa kalın.


- Siz kendi eserlerinizde de bunu mu yapıyorsunuz?
- Neyi tüketirseniz onu daha çok çekersiniz ve sonunda o şey sizin gerçekliğiniz olur. Ancak telefonunuzu kapatıp sadece yürüyüşe çıkarak da kendi gerçekliğinizi şekillendirebilirsiniz. Ben burada kimseyi herhangi bir şeye ikna etmek için bulunmuyorum. Ben geleneksel müzik aşığıyım. Gelenek aşığıyım. Doğa aşığıyım. Yürüyüşe çıkmaya bayılırım. Çimlerde çıplak ayakla yürümeyi, çimlere dokunmayı çok severim. Toprağı hissetmek, doğanın içinde olmak... Çünkü doğanın içinde olmak, aynı zamanda ruhsal anlamda çok derin bir şey deneyimlemektir.

- Dikkat sürelerinden bahsettiniz.
- Evet. Sosyal medyanın bu konuya pek yardımcı olduğu söylenemez. Bu modern bir zihniyet. Kimseyi de suçlamıyorum, anlıyor musunuz? Ama Abdülkadir Meragi'den bir şey ya da içine modern ögeler eklenmemiş herhangi bir geleneksel eser, bir taksim dinlerseniz, ilk tepkiniz muhtemelen onu kapatmak olacaktır, değil mi? İşte bunun sebebi böyle programlanmış olmamız; o üç, dört, beş saniyelik dikkat sürelerine sahip olmaya şartlanmışız, değil mi? Sırf buna hizmet etsin diye... Melodilerdeki o "yakalayıcı kısımlar" üzerinden düşünmeye şartlandırılmışız. Melodiye bir kanca atılır. "Ah, tamam. Ah, şimdi dilime dolandı." Ve bu sonrasında bir işkenceye dönüşür. O şeyi kafanızdan bir türlü atamazsınız. Evet. Bu aslında korkunç bir şey.


- Sanat bu değil, değil mi?
- Bu sanat değil. Bunlar, siz bu şekilde şartlandırıldınız ve endüstri de sizin bağımlı olmanızı istiyor. Sosyal medyaya bağımlı, algoritmaya bağımlı, o içeriklere bağımlı, algoritmaya dayalı belirli bir müzik türüne bağımlı olmanızı... Artık müzik bile algoritmalar üzerine kurulu. Bakın. Endüstri ilk üç saniye içinde oltaya takılmanızı istiyor. Evet. Dört saniye içinde. Oysa geleneksel müzik, sizden kendinizi yükseltmenizi talep eder. Geleneksel müzik sizin seviyenize inmez. Ne demek istediğimi anlatabiliyor muyum?


- Geleneksel müziğin kıymetinin bilinmesi için insanlara ne önerirsiniz?
- Yani geleneksel müziğin kıymetini bilebilmeniz için, bilincinizi yükseltmeniz ve kendinizi daha üst bir seviyeye taşımanız beklenir. Gelenek kendini aşağı çekip basitçe erişilebilir hale getirmez. Eğer bunu yaparsa, o zaten gelenek olmaktan çıkar.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.