PINAR YILDIZ YÜKSEL

18 Ekim 2025, Cumartesi

Çocuk uyur anne çözer... Ev ödevi kimin görevi?

Akşam saati... Sofra kurulmuş, televizyonun sesi fonda hafifçe duyuluyor. Çocuk okuldan gelmiş, yorgun ama aklında bir şey var: ödev. Anne ise çoktan o ödevin bir parçası hâline gelmiş durumda. "Yaptın mı?", "Bitmedi mi hâlâ?", "Yarın öğretmen ne der?" gibi cümleler havada uçuşuyor.
Bir süre sonra masadaki defter, çocuğun değil, annenin sorumluluğuymuş gibi hissettiriyor. Oysa asıl soru şu: Ev ödevi kimin görevi?
Birçok anne-baba, çocuğunun ödevini tamamlaması için büyük çaba harcıyor. Çünkü içten içe biliyor: Çocuk ödevini yapmazsa, öğretmen yalnızca çocuğa değil, velisine de sitem edecek. Bu kaygı, "Ben iyi bir anne miyim?" sorusuna kadar uzanıyor. Oysa ev ödevlerinin asıl amacı öğrenmeyi güçlendirmek... Yani ödev, çocuğun sorumluluğu ve öğrenme yolculuğunun bir parçası. Annebabanın görevi, ödevi yapmak değil, çocuğa rehberlik etmektir.

SORUMLULUK BİLİNCİ GELİŞMİYOR
Ne var ki modern ebeveynlikte bu sınır gittikçe bulanıklaşıyor. "Yardım edeyim derken" yapılan ödevler, çocuğun kendi çabasının yerini alıyor.
Sonra da çocuk, "nasıl olsa annem hatırlatır", "babam kontrol eder" diye düşünmeye başlıyor. Böylece sorumluluk bilinci gelişmiyor, öğrenme içsel bir ihtiyaç olmaktan çıkıyor. Oysa çocuk, hata yaparak da öğrenir. Eksik yaptığı bir ödev, bazen en kalıcı derslerden biridir.


ÖĞRETMEN NE DER KAYGISI
Belki de biz ebeveynler, çocuklarımızın başarısından çok kendi kaygımızla uğraşıyoruz. "Yapmazsa öğretmen ne der?" cümlesi, çoğu zaman çocuğa değil, bize ait bir korku. Bu korku, çocuğun öğrenme sürecine gölge düşürüyor. Çünkü kontrol, sevginin yerini aldığında, çocuk içsel motivasyonunu kaybediyor. Kendi çabasını değil, bizim memnuniyetimizi ölçmeye başlıyor.
Ev ödevini zamanında yapması kadar, yapamadığında ne hissettiği de önemli. Eğer o anlarda yanında yargısız bir anne ya da baba varsa, çocuk öğrenmekten korkmaz.
Yardım isteyen bir çocukla ödevi onun yerine yapan bir anne arasında büyük fark vardır. Birinde güven vardır, diğerinde baskı. Gerçek rehberlik, çocuğa alan açmakla başlar.


ANNE YAPARSA ANNE ÖĞRENİR
Belki de bu hafta ödev defteri açıldığında kendimize şunu sormalıyız: Bu ödev kimin sorunu? Çocuğumun mu, benim mi? Cevap basit ama etkili: Eğer biz yapıyorsak, öğrenen bizizdir. Oysa öğrenmesi gereken onlar. Bizim görevimizse sadece onlara eşlik etmektir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.