PINAR YILDIZ YÜKSEL
Annelerin yeni ekonomisi takas
Eskiden mahallede bir bebek doğdu mu, o evin kapısı bir süre hiç kapanmazdı. Kimi beşik getirirdi, kimi kıyafet... Birinin işi biter, diğerinin ihtiyacı olurdu. Şimdi aynı dayanışmanın başka bir versiyonu var: Telefon ekranında, sessiz ama bir o kadar güçlü bir paylaşım ağı.
Son zamanlarda annelerin kurduğu takas gruplarına denk gelmişsinizdir. Kimi WhatsApp'ta, kimi sosyal medyada... İlk bakışta basit gibi görünüyor: "Kullanılmayanı ver, ihtiyacın olanı al." Ama işin içinde sadece eşya yok; biraz rahatlama, biraz dayanışma, biraz da "boşa gitmesin" hissi var.
Çocuk büyütürken en hızlı değişen şeylerden biri dolaplar. Daha yeni alınmış bir pantolon, birkaç ay sonra küçülüyor. Oyuncaklar desen, bir dönem vazgeçilmez olan ertesi ay yüzüne bile bakılmıyor. İşte tam bu noktada anneler kendi çözümünü üretmiş gibi görünüyor: Satın almak yerine döndürmek.
Bu gruplarda en çok dolaşan şeyler de zaten tanıdık: Küçülen kıyafetler, sıkılan oyuncaklar, okunup rafa kaldırılan kitaplar... Hatta bazen bir ana kucağı, bir mama sandalyesi birkaç ev gezip ömrünü öyle tamamlıyor. Bir ürün, birden fazla çocuğun hayatına dokunuyor.
PRATİK ÇÖZÜM
Ama mesele sadece ekonomi değil. Elbette bütçeye katkısı büyük. Özellikle son dönemde fiyatlar bu kadar artmışken, aileler artık daha temkinli. "Bir sezonluk şeye bu kadar para verilir mi?" sorusu daha sık soruluyor. Takas, bu soruya verilmiş pratik bir cevap gibi.
BİRİNİN İŞİNE YARASIN
Bir de işin görünmeyen tarafı var: İsraf duygusu. Yeni nesil anneler, kullanılmadan kenara atılan şeylere eskisi kadar rahat bakamıyor. "Atmaya kıyamam" duygusu yerini "birinin işine yarasın" fikrine bırakmış.
Ve belki de en güzeli... Bu gruplar sadece eşya değiştirmiyor. İnsanlar da birbirine değiyor. Hiç tanımadığın biriyle konuşuyorsun, bir ihtiyacını çözüyor, sen başkasına yardım ediyorsun. Eski mahalle hissinin dijital hali gibi.
EN ÇOK DEĞİŞ-TOKUŞ EDİLENLER
NEDEN BU KADAR YAYGINLAŞTI?
DAYANIŞMA RUHU CANLANIYOR
DİKKAT EDİLENLER
İMECE GERİ DÖNDÜ
Belki de en çok hoşuma giden tarafı şu: Bu sistem kimseye yük olmadan, kimseyi zorlamadan işliyor. Herkes elindekini ortaya koyuyor. Birinin fazlası, diğerinin ihtiyacına dönüşüyor.
Eskiden buna "imece" derdik. Şimdi adı değişti, şekli değişti ama özü aynı kaldı. Ve galiba anneler, yine en pratik çözümü bulan taraf oldu.
AİLECE BİENALE GİDİYORUZ
İstanbul, 1 Nisan 2026 itibarıyla sanatın en kapsayıcı buluşmalarından birine ev sahipliği yapmaya başladı. 30 Nisan 2026 tarihine kadar devam edecek olan DenizBank 8. Uluslararası İstanbul Çocuk ve Gençlik Sanat Bienali, Ressam Prof. Devrim Erbil'in küratörlüğünde, "Sanatını Mutlulukla Buluştur" temasıyla kapılarını açtı.
Türkiye'nin 47 ilinden ve 16 ülkeden 69 bin çocuk ve genç başvuru yaptığı bienalde, 29 kişilik değerlendirme kurulunun değerlendirmesi sonucu 5 bin 350 çocuk ve gencin 480 projesi kabul edildi. Bu projelerin 430 adedi görsel sanatlara, 87 adedi sahne sanatlarına, müzik ve dans performanslarına ait. Nisan ayı boyunca ailece, Müze Gazhane'deki bienali ziyaret edebilirsiniz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.