SAMİ TOSUN
Aşkımı dağlara yazdım!
ERKEN, TALİHSİZ BİR HANIM
Ben de istemez miyim, bir hanıma cip hediye etmek, bir başkasına limiti bol kredi kartı vermek? Evet efendim, Erdinç Bey'de var, saçıyor... 2003'te bir gazetede çıkan haber aynen şöyle: "Hülya Avşar'ın kız kardeşi Helin Avşar sevgilisi Erdinç Acar'ın kafasına kredi kartını fırlatmış. (Yaralanma yok!) Sebep: Kartın limiti sadece 2 milyar liraymış. Kızcağız rica etmiş, '5 milyara çıkar,' diye, sevgilisi kabul etmeyince kavga çıkmış. Ama çok üzülmeyin, aylık 3 milyara anlaşmışlar!" Ya, işte bu aşklar tamamen duygusal oluyor böyle... Hayır, bir de Ece Erken'in ekranlardan, "Kızlar, zengin erkekler ile mutsuz olursunuz," diye ünlediğini de biliyoruz. Fevkalade enteresan bir durum...Bir de seneler evvel Erdinç Bey'in ağabeyi Erdal Acar'la bir münasebet yaşadığı haberleri çıkmıştı Ece Hanım hakkında. 'Kar maskeci' Erdal Bey'in mizahi yanına çok güveniyorum, bir sorulsa bu konuda da müthiş bir bomba patlatabilir aslında... Böyle bir performansı kendisinden halkımız adına bekliyorum...
İÇTİĞİ BİRALAR ZİYAN OLMASIN DİYE...
Aslında Ece Hanım'da genel bir talihsizlik seziyorum ben. 'Seziyorum' ne kelime, düpedüz talihsiz bir hanım o. Geçenlerde, beraber eğlendiği erkek arkadaşlarından dayak yediği haberleri çıkmıştı hakkında. Ortamdaki taksi şoförleri, "Ece Hanım'ı arkadaşlarından elinden zor aldık. Neyse ki biz oradaydık da kendisinin başına daha kötü bir olay gelmedi," demişti. Ece Hanım ise, "Bana dayak atılsaydı önce babam, ardından eski eşim (Tuncer Öztarhan) gereken müdahaleyi yapardı," diye izahatta bulunmuştu. İyi de, eski eşi Tuncer Bey'den de dayak yediği için boşanmamış mıydı Ece Hanım? Neyse, bu çapraz durumları algılamak için fazlasıyla düz bir kafa sahibiyim... Hani şu saat mevzuunu geçtim, zaten şaibeli bir durum, fakat cemiyet hayatımızın mühim isimlerinden duyduğumuz 'jest' hikâyeleri hakikaten acayip. Deniz Akkaya'nın sevgilisi Efe Önbilgin, birtakım hanım ya da hanımlardan, puan ya da puanlar almak için bir baloncudan bütün balonları satın almış, ne var ki, onca balonun içindeki göz alev alınca yangın tehlikesi atlatılmış... Ya, evet, bütün bunlar bizim 'jet sosyete'mizin gittiği bir kısım lüks yazlık mekânlarda oluyor. Gecelik oda fiyatları 300-400 avro olan bir otelin 20 liradan bira satılan 'beach'inde, bir parti verilirken, bu kıymetli biralardan fazla kaçıran bir müşteri, o kadar para verdiği biraların ziyan olmaması için, ufak abdestini ahalinin üzerine boca etti. Bence geçtiğimiz haftanın en anlamlı hareketi buydu. Çünkü o 'beach'lerden gelen haberlere baktıkça, benim içimden de öyle şeyler yapmak geliyordu. 'Ramazan'da pide fiyatları ne kadar olacak?' diye düşünen milletimizin pek çoğunun da benimle aynı hisleri paylaştığını düşünüyorum. Hatta, aklıma düşmedi değil, arkadaşın cüzdan zayıfsa, belki de sevdiceğinin ismini lazer yerine o şekil yazdırmak istedi ortama...
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.