SAMİ TOSUN
Aşk, suç ve ceza...
BAYKAL, YOUTUBE, BERLUSCONI...
Gerçi internetin varlığı ile yokluğu konusunda da polemikler hâlâ sürüyor. Baksanıza, Youtube tarifeli tren seferi gibi, akşam geliyor, sabah gidiyor. Son olarak Ankara 11. Sulh Ceza Mahkemesi, Deniz Baykal'ın iç çamaşırlarına ait olduğu iddia edilen görüntüler var diye Youtube'a erişimi engelleme kararı almış. Yakında çamaşır makinesi reklamları yasaklanacakmış. Bu böylece zincirleme bir vaziyette sürecekmiş... Halbuki bizim siyasi liderlerimiz İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi'den biraz feyz alsa, ortada internete erişim sorunu diye bir şey kalmayacak. Bayılıyorum Berlusconi'ye. Baksanıza 18 yaşından küçük bir 'eskort' hanımla beraber olduğu söylentileri çıkıyor, o etrafındakilere, "Arada bir, işimi yarıda keserek güzel kızlara tutku ile bakmak gay olmaktan çok daha iyidir. Gazete okumayın, çünkü onlar yalan haberleriyle sizleri kandırıyor. Eninde sonunda bu iddialar gazete kağıdında kalacak, göreceksiniz," diye şakalar yapıyor. Bir zamanlar Tan ve Bulvar gazetelerinin üstün çabalarıyla kendi kendimize icat ettiğimiz 'Türk erkeği' imajı, Berlusconi'nin hamleleriyle İtalya'ya transfer olmak üzere, buradan yetkilileri uyandırmak isterim. Ve Aşk Doktoru, lütfen uyumayınız, 'Kızlara tutkuyla bakmanın beş püf noktası' türünden bir 'köşe yazısı' ile bize sahip çıkınız! Size söz, ben de 'Berlusconi olmak mı, gay olmak mı daha iyidir?' konulu bir araştırmaya girişiyorum, sonuçlarını bir gün açıklayacağım... Aşk Doktoru'nun çözüm getirmesini talep ettiğim bir diğer husus da, memleketimizde tehlike sınırına yaklaşan fantezi nesneleridir. Misal, ben Beren Saat'in yerinde olsam kapıdan adımımı atmam. Çarşıda pazarda Fatmagül donu, Fatmagül bilekliği falan satılmaya başladı, hatta uyanık bir girişimci Fatmagül'ün 'şişme bebek' versiyonunu piyasaya sürmeye hazırlanıyor, maazallah bu ürünlere teveccüh eden arkadaşlar Fatmagül'ün hakikisini karşılarında görse ne yapar, Fatmagül suçsuz suçsuz ceza alır mı, orası meçhul.
TECAVÜZDE DAMPİNG!
Tabii hazır aşktan, suçtan, cezadan falan bahsetmişken, Aşk ve Ceza'daki uyuşturucu baronu Beşir Ağa'nın Tuaregler gibi giyindiği dikkatimi çekti, belirtmek istedim. Hadi, kendisi Tuareg'dir diyelim, peki niye gözüne sürme çekiyor? Bu tehlikeli atmosferde bir kazaya kurban gitmesin! Yoksa olaydaki 'ceza' kısmı arkadaşı mı ilgilendiriyor? Bu arada, Müjde Ar'ın tarihe geçen tecavüze uğrama sahnesiyle hatırladığımız İffet adlı film de dizi haline getirilecekmiş. İş yapan dükkanın yanına aynısından itinayla açılır! Tecavüzde damping! Eh, vatandaş da sırtında 'tehlikeli madde' yazılı giysilerle dolaşır artık...
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.