MURAT DİDİN

01 Eylül 2006, Cuma

Gelin beraber yazalım

Daha önce hiç yenemediğimiz Litvanya'yı iki defa yenmek. Dünya beşincilik altıncılık maçı için hak kazanmak. Daha da önemlisi Arjantin yenilgisi ile anlık duraklama yaşayan performansımızın, <ı>Avrupa'nın üst düzey takımları ile artık her gün yarışabileceğini ispat etmek.
Maça da çok güzel başladık. 19-10'luk sert, arzulu potaya gidiş, "Acaba galibiyet bu kadar kolay mı gelecek?" dedirtti. Ama Ümit-A Milli karışımı cengaverler, <ı>"Güzel bir kitap yazayım, belki de kitabın finalini yazayım ki basketbol iyice zirveye çıksın" anlaşmasına vardılar. <ı>"Ermal, bırak içerisini, çık dışarı biraz da oradan yolla. Hakan sen de bir oyun içi sakatlık uygulamasına gir, hazır İbo da yokken heyecanı arttırırız. Kaya yorgun, Tanjevic'e söyleriz Fatih'i de sokmaz. Dur Ender; esas görev sana. Bana yakışmaz falan yok arkadaş. Üst üste 3-4 top kaybedeceksin ki onlar çalıp çalıp atsın ve maç iyice zorlaşsın."
Senaryoyu da kitabı da beraber yazıyorduk. Nasreddin hocayı kim unutabilir ki? <ı>Eşşeğinizi gerçekten kaybettiğiniz havasını verdiniz çocuklar. İnanın sonra galibiyeti kutlamak çok zevkli olacak. Sadece Kerem sağlam dursun ki, fark gitmesin kapatamayacağımız yerlere.
Sen de kalemini al, ekle bölümünü nereye istersen. Şaka maka son üç dakika dış atışlar ve hücum ribaundu artıları ile 6-8 sayı öndeler. <ı>Artık müthiş finali, zaferi, sevinci coşkuyu yazmanın zamanı. Hadi Ermal gir artık içeriye. Üstelik bu sefer dışardan da atacaksın. Ender, bu üçlük de el üstü, mel üstü; sokacaksın arkadaş. <ı>Öyle yazdık artık. Son topu da çalalım 6 saniye kala ve galibiyete, müthiş bir atmosfer ekleyelim.
Roman tamam da Ermal daha da heyecan vermek ister okuyanlara, izleyenlere: <ı>"Gelin ben onu atmayayım, bir de uzatma yaşatalım milyonlara."
"Hop, mop bu kadarı da fazla"
diyenler çıksa da genç Ersan, Ermal ile kafaya koymuştu bir kere; Kerem savunmada temel direk, Fatih de katkı sağlasın. Ender ve Hakan zaten topları çalarlar. Biz de alley-hooplarla süper bir finiş yaparız.
Gerçekten bu galibiyet ve Dünya beşincilik-altıncılık unvanı maçını oynama hakkı, tadından yenmedi. <ı>Bu kitap tüm basketbolseverlere armağan olurken oyunculara da emeklerinin karşılığı bu unvan maçını oynamak, Ender'in son üçlüğü ile Tanrının bir armağanı idi.
Kitabın devamını ansiklopediye çevirmek bu arzulu, inatçı ve savaşçı kişiliği, Türk basketbolunun ekolü yapmaktan geçiyor. Tabii bu kadar heyecanlı maçları seyretmeye şekerin, tansiyonun ve kalbin el verirse. Haydi devam çocuklar.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.