DİLEK GÜNGÖR
Sezon başladı tanıtım başlamadı!
Malum, ekonomide girdiğimiz türbülanstan bir an evvel çıkmak için herkes canhıraş çalışıyor. Belki bazısı daha çok istekli, belki bazısı daha az istekli… Ama eminim ki, herkesin tek derdi var: Dengelenme sürecinde uçağın pistten çıkmamasını sağlamak… Hatta ivedilikle yeniden 'take off' durumuna geçirmek…
Bunun için ne yapılması gerekiyor?
Tek bir saniyeyi dahi heba etmeden, çok çalışıp, projelere odaklanmak…
Biliyorum, "sadede gel, ağzındaki baklayı çıkar" diyorsunuz.
Bir süredir takip ettiğim bir konu var.
Takdir edersiniz ki, yaşadığımız türbülanstan çıkış sürecinde, Türk ekonomisine hem döviz girdisi hem de yarattığı istihdamla en büyük katkıyı sağlayacak sektörlerden birisi turizm…
Bildiğim kadarıyla, uluslararası tanıtım için yılın başında bir ihale açıldı. Koreli bir şirket ihaleyi kazandı. Ancak o ihale iptal oldu. Daha sonra sistemde değişiklikler yapıldı. Yeni bir reklam ihalesi daha oldu. Bu ihale de sonuçlandı. Geçen hafta da Polonya'da bir film ihalesi gerçekleşti.
Velhasıl, ihale üzerine ihale yapıldı ama bir türlü tanıtım stratejisi belirlenemedi.
Anlıyorum, turizmin içinden gelen bir bakan olarak Mehmet Ersoy kendi döneminde iyi bir şeylere imza atmak istiyor. Bunun için 18 yıldır kullanılan lale figürlü Türkiye logosunu değiştirip yeni bir sloganla Türkiye markasını yükseltmek istiyor.
Derdim, bağcıyı dövmek değil üzüm yemek… "Bütün sektörü kapsayan, dünyayla rekabet eden, Türkiye'yi ön plana çıkaracak yeni bir tanıtım politikası" hazırlamak için "ince eleyip sık dokuyalım" derken treni kaçırmayalım!
Zira, bu yıl için tutturulması beklenen bir hedef var: 50 milyon turist, 50 milyar gelir…
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.