DİLEK GÜNGÖR
Faiz indirimi başlayacak mı?
Malum fon krizi nedeniyle piyasa karışık... Perşembe günü de Merkez Bankası yılın yedinci faiz toplantısını yapacak. Para Politikası Kurulu'ndan (PPK) faiz indirim kararı çıkar mı?
Biliyorsunuz, PPK, eylül ayı toplantısında faiz oranının yüzde 37'de sabit tutulmasına karar vermişti. Gecelik borç verme faizini yüzde 40, gecelik borçlanma faizini ise yüzde 35.5 seviyesinde tutmuştu. Enflasyonun ana eğiliminde gerileme görüldüğünü ve iç talepteki zayıflığın sürdüğünü belirtmişti. Ancak jeopolitik gelişmeler nedeniyle yüksek seyreden enerji fiyatlarının enflasyon görünümü açısından yukarı yönlü risk oluşturduğu vurgulamıştı.
Şimdi gözler ekim toplantısına çevrildi. Perşembe günü yapılacak PPK için piyasa ikiye ayrılmış durumda...
Kimi diyor ki, yıllık enflasyon ağustostaki yüzde 31.5 seviyesinden eylülde yüzde 29.7'ye geriledi. Mevsimsellikten arındırılmış aylık enflasyon verisi ağustosta yüzde 2.2 düzeyindeyken eylülde yüzde 1.6'ya düştü. Enflasyondaki yavaşlama, zayıf iç talep ve yatırım fonlarında yaşanan aksaklıkların ekonomik faaliyet üzerindeki olası olumsuz etkileri para politikasında gevşeme için alan yaratıyor. Yani 100 baz puanlık faiz indirimiaçısından uygun zemin oluştu.
Kimi de diyor ki, ekonomik büyümedeki yavaşlama ve piyasalardaki likidite sıkışıklığına rağmen enflasyon beklentileri katılığını koruyor. ABD-İran savaşıyla bağlantılı enerji fiyatı artışları ulaştırmadan sanayi üretimine, gıdadan diğer mal ve hizmetlere kadar geniş bir alanda maliyetleri yukarı çekebiliyor. Dolayısıyla para politikasında temkinli duruşun sürdürülmesi gerekiyor.
Anlayacağınız hassas bir denge...
Bir tarafta uzun zamandır yüksek faizle boğuşan ülkede duran yatırımlar ve ekonomik faaliyetteki yavaşlama... Diğer tarafta 3.5 yıldır uygulanan sıkı para politikasına rağmen hala 30'lu seviyelerde gezinen enflasyon...
Piyasanın beklentisindeki ilk senaryo gerçekleşirse ne olacak?
Mevcut durumda yüzde 37 olan politika faizi yüzde 36'ya inecek. Yıl sonuna kadar indirim döngüsü devam ederse de sene sonunda yüzde 35'li rakamı göreceğiz.
Peki Merkez Bankası 100 baz puan faiz indirse ne olacak?
'Faiz düştü, kredi çekelim, yatırım yapalım' deseniz orası da muamma...
Zira, Merkez Bankası'nın olası faiz indiriminin reel sektör ya da vatandaşa etkisinin olabilmesi için kredi türlerine ve işletme yapılarına göre kredi büyümesi sınırlarında da güncellemeler yapması gerekiyor. Yoksa faiz indiriminin etkisi kağıt üzerinde kalır.
Biliyorsunuz, Merkez Bankası iç talebi soğutmak ve enflasyonu düşürmek amacıyla kredi büyümesine sınırlama uyguluyor. Kredi büyüme sınırı, doğrudan kredi yasağı anlamına gelmese de bankalar sınırın aşılması hâlinde ilave zorunlu karşılık tesis edeceği için muslukları o limitler dahilinde çeviriyor. Geçtiğimiz haftalarda, KOBİ kredisi sınırı ekimde yüzde 5'e güncellenmiş olsa da genel çerçevedeki sıkı duruş, şirketlerin ve KOBİ'lerin bankalardan uygun maliyetli kredi erişimini engelliyor. Kredi büyüme sınırının ticari kredilerde gevşetilmesi, şirketlerin işletme sermayesi ve yeni yatırımları için rahat finansman imkanı yaratabilir.
Velhasıl, ekonomi yönetiminin faiz kararının tek başına anlamı yok. Dezenflasyon programının gözetilerek başka kararların da alınması şart!
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.