YAVUZ DONAT

15 Mayıs 2004, Cumartesi

Tecrübe konuşuyor

Günlerdir gündemi kilitleyen konuyu "tecrübeye" sorduk: "Ne oluyor, neden oluyor ve bundan sonra neler olacak?" Tecrübe artık "bir siyaset klasiği" olan sözlerini "bilmem kaçıncı defa" tekrarlayarak yanıt verdi:
- Demokrasilerde çare tükenmez. "Ama gerilim... Siyasi tartışmalardaki sertlik" diyecek olduk.
"Tecrübe" soğukkanlılıkla konuştu: - Keşke gerginliğe gidilmeden çözülseydi... Yine de dünyanın sonu değil.

***

"Tecrübe"ye göre "üniversitenin huzur ve sükun içinde olması çok önemli."
Zira... - Üniversitenin huzuru bozulunca Türkiye'nin yönetimi zorlaşıyor.

***

"Tecrübe"nin penceresinden: - Her zaman meşru zeminde tartışma olabilmeli... Bundan korkmamak lazım... Neticede her olayın hakemi var... Ve en son gidilecek hakem de halk.

***

İktidar diyor ki "ben milli iradeyim." "Ve istediğimi yaparım." "Tecrübe" ise diyor ki: - Ben milli iradeyim demek çok ağır bir iddia... Yüzde 35-36 ile nasıl milli irade oluyorsun?.. Öte yandan, hayır sen milli irade değilsin demek de ağır iddia... Zira üçte ikilik aritmetik çoğunluk elinde.

***

"Tecrübe"den, iktidar sahiplerine tavsiye:
- Bu işi bir kuvvet gösterisine çevirme... İstediğimi yaparım diyeceğine, doğrusu neyse onu yap.
- Efendim, iktidar başlangıçta nasıl davranmalıydı?
- Daha çok anlaşma aramalıydı... Daha çok dinlemeliydi... Uzlaşma bulamıyorsa konuyu ertelemeliydi.

***

Hükümet edenlere "tecrübe"nin bir başka tavsiyesi:
- Bıçağı taşa çalma... Germe... Üniversiteleri dikkate almadan, üniversite konularını çözmeye uğraşma.
"Tecrübe" bunları söyledikten sonra ekliyor:
- Tabii bu bir yönetim tarzı.

***

- Sayın tecrübe... Bu iş neden alevlendi? - Üniversite kendi geleceğini tayinde söz sahibi değilse, sorun çıkar.
- Şimdi ne olacak? - Dedim ya... Her işin hakemi var... Meşru yolda yüründükçe endişe edilecek bir şey yok.

***

"Tecrübe" Türk demokrasi tarihini değerlendirirken, iki hususun altını çiziyor.
Bir: - Bir konuyu suhuletle (soğukkanlılıkla... İpi iyice germeden anlamında) tartışma alışkanlığı maalesef tam olarak yerleşemedi.
İki: - Türkiye'de krizler halkın kolayca hakem yapılamamasından doğuyor.

***
Halkı kolayca hakem yapabilmenin yolu ise "referandum müessesesine" işlerlik kazandırmak.
Bizde "bu alışkanlık... Bu kültür" oturmadı.

***
Sohbet sırasında "bundan sonra ne olacak" sorusunu biraz fazla tekrarlamış olmalıyız ki...
"Tecrübe" de klasik söylemini tekrarladı: - Çare tükenmez...
Cumhurbaşkanlığı var... Anayasa Mahkemesi var... Hiçbir şey hakemsiz değil.

***
Süleyman Demirel, üniversitenin "huzur içinde olduğu" dönemde de Başbakanlık yaptı, "huzur içinde olmadığı" dönemde de. Üniversitedeki huzursuzluğun "getirisini, götürüsünü" iyi biliyor.
Ve "bunca yılın tecrübesiyle" diyor ki: - Türkiye'de en değerli şey istikrar. Tecrübeye kulak vermekte yarar var.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.