YAVUZ DONAT

04 Mart 2005, Cuma

Fethi Çelikbaş... Canlı tarih

Yaşayan en eski siyasetçi... 1912 doğumlu... 93 yaşında... 28 Mart'ta yaş günü var... Sohbete "nasılsınız" diye girdik... O da "bir gün yemek yiyelim, uzun konuşalım" dedi.
Ve sonra "soruyu" masaya yatırdık:
- Sahi, ne olacak CHP'nin hali?

***
Fethi Çelikbaş'la 2 Mart Çarşamba günü öğleden sonra konuştuk.
CHP'nin "kınama cezası alan" milletvekilleri "çok sert bir bildiri" yayınlamışlardı.
Onlar da "genel merkezi kınıyorlardı."
Fethi Çelikbaş "üzülüyorum" dedi:
- Çok yazık ediyorlar... Herkesi siyasetten soğutuyorlar... Politika, ülkeye hizmet açısından en tepe nokta... Bu noktaya talip olanların, şu yaptıklarına bak.

***
"Bilenler" bilir.
Bilmeyenlerin de, çok partili siyasi hayatın tozlu sayfalarında bir gezinti yapmaları gerekir.
Celal Bayar'ın, Adnan Menderes'in "kadrosundaydı."
Menderes, 1953'te "ikinci hükümetini" kuracaktı.
Fethi Çelikbaş'ı çağırdı:
- Seni Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı yapıyorum.
- Baş üstüne beyefendi... Ülkemin emrindeyim.

***
Adnan Menderes onu daha sonra "Ekonomi ve Ticaret Bakanlığı"na getirdi.
Ardından "İşletmeler Bakanlığı"na.
- Sonra ne oldu Fethi bey?
- Adnan beyle ters düşmeye başladık.
- Sonra?
- Bazı arkadaşlarla Demokrat Parti'den ayrılıp, Hürriyet Partisi'ni kurduk.

***
Fethi Çelikbaş bir gün Meclis kürsüsüne çıkar.
Menderes'in "basına karşı sert olan tutumunu" eleştirir.
Menderes de ona kızar.
"Meclis içtüzüğünü" değiştirir.
Buna göre, bir partinin "grup kurabilmesi için, 20 milletvekiline sahip olması" gerekmektedir.
Hürriyet Partisi'nin ise milletvekili sayısı 20'nin altındadır.
Grup kuramamak demek, o partinin sözcülerinin artık kürsüye kolay kolay çıkamamaları demektir.
Yani...
Çelikbaş bir daha kürsüde "Menderes'i eleştiremeyecektir."
- Ben de bunun üzerine CHP'ye geçtim.

***
- O zamanlar CHP nasıldı Fethi bey?
- Huyundan mı, suyundan mı bilinmez ama, CHP'de iç çekişme hep vardı... Benimle de uğraştılar.
- Nasıl?
- CHP'de yükseliyordum... İsmet İnönü beni Grup Başkanvekili yaptı... Ama DP'den geldiğim için, bazı arkadaşlar bana çatıyorlardı.
- Sonra?
- Bir gün meclis grup kürsüsüne çıktım... Arkadaşlar dedim... Güvenoyu istiyorum.
- Sonra?
- Ben 110 oy aldım... Bana güvenmeyenler 12'de kaldı... Göreve devam ettim.

***
İsmet İnönü "sekizinci hükümetinde" onu Sanayi Bakanı yaptı.
"Dokuzuncu hükümetinde" yine aynı bakanlığa getirdi.
Naim Talu hükümetinde de "Gümrük ve Tekel Bakanı'ydı."
O siyasette "kartaldı... Hep yüksekten uçtu."

***
- Siyaset bir ince sanat... Gücünü halktan alacaksın... Çalışacaksın... Partiyi büyütüp, iktidara taşıyacaksın... Herkesi kucaklayacaksın... CHP'nin haline üzülüyorum... Bir gün, öğle yemeğine çıkalım da, bunları uzun konuşalım.

***
O kadar çok şey anlattı ki, hangi birini yazalım?
Belki bir gün Ali Kırca onu "canlı yayına" çıkarır.
Ya da Balçiçek Pamir "söyleşi yapar."
Böylece herkes "yaşayan siyasi tarihi" daha yakından tanır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.