YAVUZ DONAT
Neşet Ertaş'ın dünyası... "Yalan dünya"
Başında kasketi, elinde sazıyla odamıza girdi:
- Merhaba ağam, ben geldim.
"Hoş geldin" dedik:
- Sen sazını hiç elinden bırakmaz mısın?
Güldü:
- Doğduğum zaman babam sazını göbeğimin üstüne koymuş... Kendimi bildim bileli sazımı elimden bırakmadım.
***
Seveni çok mu çok.
Arayanı soranı "bizim ilimize gel, konser ver" diyeni de çok. Ama "cebinde kaç parası var" diyecek olursanız...
Ağam, bu dünyaya çıplak geldik, öteki dünyaya 5 metre kefenle gideceğiz... Gelirken bir şey getirmedim ki, giderken bir şey götüreyim... Fakire fukaraya, yetime dula bir hayrım oluyorsa, benden mutlu insan mı var?
***
Sonra "yalan" diye devam etti:
- Para da yalan, pul da yalan... Mal da yalan, mülk de yalan... Şöhret de yalan... Aaah ağam ah... Yalan dünya... Yalan ki ne yalan.
***
"Mutlu musun Neşet Usta" dedik.
Yanıt vermedi.
Aklına ne geldiyse geldi.
Hüzünlendi.
"Yalan" dedi.
Ardından da ekledi:
- Yalan dünya... Yalan ki ne yalan.
Ve "döktürdü... Hem de ne döktürme."
***
<ı>Cahildim <ı>dünyanın <ı>rengine <ı>kandım,
<ı>Hayale <ı>aldandım <ı>boşuna <ı>yandım,
<ı>Seni <ı>ilelebet <ı>benimsin <ı>sandım,
<ı>Ölürüm <ı>sevdiğim <ı>zehirim <ı>sensin,
<ı>Evvelim <ı>sen <ı>oldun <ı>ahirim <ı>sensin.
***
<ı>Hep <ı>sen <ı>mi <ı>ağladın <ı>hep <ı>sen <ı>mi <ı>yandın,
<ı>Ben <ı>de <ı>gülemedim <ı>yalan <ı>dünyada,
<ı>Sen <ı>beni <ı>gönlümce <ı>mutlu <ı>mu <ı>sandın,
<ı>Ömrümü <ı>boş <ı>yere <ı>çalan <ı>dünyada.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.