YAVUZ DONAT

19 Ağustos 2008, Salı

Özeleştiri

Pekin'den döndükten sonra, kiminle konuştuysak, "aynı soruyla" karşılaştık:
- Biz böyle bir olimpiyat yapabilir miyiz?
Sanki, sorunun içinde "yanıtı da gizli."
"Ne gezeeer, biz kim olimpiyat kim" gibisinden bir "seslendirilmeyen" yanıt.

***

Çok kişi de "kafasından geçenleri" seslendirmekten çekinmedi.
Yüksek sesle, çevreye duyura duyura "bizim böyle bir organizasyona imza atmamız için daha 40 fırın ekmek yememiz gerek" dedi.

***

Bu nasıl bir "kendine güvensizliktir?"
"Kendi ülkesine" güvensizlik.
"Kendi sporcusuna" güvensizlik.
Bu nasıl bir "iddiasızlıktır?"
Nasıl bir "inançsızlıktır?"

***

Pekin'de, büyükelçimiz Oktay Özüye'nin davetindeydik.
Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu ile Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin de vardı.
"Olimpiyat komitesi başkanımız" Togay Bayatlı "açılış töreninden" övgüyle bahsederken...
"8 olimpiyat izledim, böyle bir organizasyon görmedim" derken...
Sözünü kestik:
- Biz de yapabiliriz.

***

Gerçekten yapabiliriz.
Yeter ki "emanet ehil ellere verilsin."
Makamlar "yandaşlığa, arkadaşlığa, eş dost kayırmaya, menfaate" göre değil "liyakata göre" dağıtılsın.
Yeter ki "demagoji, şarlatanlık, zevzeklik, acemilik" artık yerini "bilime" terk etsin.

***

Pekin'de ilk kez tanıdığımız gümüş madalyalı kızımız Sibel Özkan'da "öyle bir hırs, öyle bir özgüven, öyle bir inanç" gördük ki, anlatılır gibi değil.
Sibel "kendisine güveniyordu."
"Ülkesine" güveniyordu.
Ama 22 yaşındaki Sibel'in özgüveni acaba "kaç kişide" var?
"Çok kişide" olsaydı, karşılaştığımız kimseler "biz olimpiyat düzenleyemeyiz?.. Beceremeyiz... Elimize yüzümüze bulaştırırız" diye konuşmazlardı.

***

Evet "biz de yapabiliriz."
Ama işe "özeleştiriyle" başlayarak. Olimpiyatlarda neden "dökülüyoruz?"
Neden "kendimize güvenimizi yitirdik?" Bu "iddiasızlık, inançsızlık" neden?

***

Yönetimin "evrensel" kuralıdır:
"Yapamayan gider, yerine yapacak olan gelir."
Ve "yapar."
Atatürk'ün modern Türkiye'sinde bu potansiyel var.
Yeter ki "büyük düşünelim."
Yeter ki "partidaşlık, arkadaşlık" bilimin, aklın, liyakatın önünde yürümesin.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.