YAVUZ DONAT
Bir siyaset klasiği
Büyük devlet adamı.
"Karizma."
Ve o bir "piç."
"Babası belirsiz."
1970'li yıllar...
Almanya'nın yüzü "Amerika'ya dönük."
Başbakan Willy Brandt, Almanya'nın gündemine "açılım" diye bir konu getirdi.
Açılımın içini de "şöyle başlıklarla" doldurdu:
Eğer Willy Brandt, 1970'lerde "bu açılımı" başlatmasaydı... Daha sonra "Sovyetler Birliği dağılmazdı."
Willy Brandt "büyük açılımı" başlattı...
Sovyetler'in "arka bahçeleriyle" ilişkileri geliştirdi... Ve "Macaristan'da... Polonya'da" kıpırdanmalar oldu.
"Sonrasını" anlatmaya gerek yok.
"Duvarlar" yıkıldı.
"Yeni bir dünya düzenine" geçildi.
"O süreçte" Willy Brandt'a neler söylenmedi neler.
Muhalefette "CDU" vardı.
CDU sözcüleri, Başbakan'a "hakaret üstüne hakaret" ettiler.
"Almanya'ya ihanet ediyorsun" dediler.
"Komünist" dediler.
"Alçak namussuz" dediler.
Başbakan'ın "vatana ihanetten yargılanmasını" istediler.
Hatta ve hatta... Daha da ileri gittiler.
Başbakan Willy Brandt'a "sen bir piçsin" dediler:
Başbakan Willy Brandt;
1. Kimseyi mahkemeye vermedi.
2. Kendini savunmaya da kalkmadı... "Hayır piç değilim" demedi.
3. Muhalefeti destekleyen, piçliği konusunda yayın yapan medyayla kavga etmedi.
4. Ne tekzip yolladı, ne de bir gazete hakkında dava açtı.
Willy Brandt sadece "şunları söylemekle" yetindi:
- Babalık sadece biyolojik bir olay değildir.
- Babalık bir emektir... Çocuğu yetiştirmektir.
- Benim büyümemde, yetişmemde kim destek olduysa, babam odur.
Ve Başbakan Willy Brandt;
Açılım politikasını savunmayı, anlatmayı, uygulamayı sürdürdü. Bildiği yola yürüdü.
Bunu yaparken de, muhalefete "ne olur bana yardım edin, beni destekleyin" falan da demedi.
Sonuç:
"Dün" Willy Brandt'ı "eleştirenler", eleştiriyle kalmayıp "sövenler", ona "piç" diyenler unutulup gittiler.
Willy Brandt ise "anıtlaştı."
"Tarihe geçti."
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.