YAVUZ DONAT
Bilek güreşi
İşin içine "günlük siyaset" girdi.
Ve olay "iktidardan yanaysan işçi haksız, muhalefetten yanaysan işçi haklı" kutuplaşmasına çekildi.
Konu madem bu kadar "siyasileşti."
Öyleyse "siyaset üzerine" birkaç söz.
Siyaset "mehter yürüyüşü" değil
"İki adım ileri, bir adım geri" olmaz.
Ama siyasette "ustamın adı Hıdır, herkes her dediğime uymalıdır" da olmaz.
Siyasette, gerektiğinde;
Siyaset, "yağlı güreşe" de benzer.
Seçim olur, siz rakibin sırtını yere yapıştırırsınız.
Seçim olur, rakip sizi tuş eder.
Minderin dışına düşmek de, baraj altında kalıp Meclis'e girememek de "bu işin doğasında var."
Siyaset "bilek güreşine" benzer mi?
Pek sanmıyoruz.
Bilek güreşi biraz "inatlaşmayı" çağrıştırıyor.
MHP'li Deniz Bölükbaşı'nın rahmetli babası Osman Bey derdi ki:
"Zengine hayırsız evlat, memura süslü avrat, siyasetçiye de kuru inat zarar verir."
Tekel'cinin, siyasetçiyle "yağlı güreş" yapacak hali yok.
Ama işi "bilek güreşine" çevirmeye de hiç gerek yok.
"Garibanın bileğini kim olsa büker."
Ekmek derdindeki Tekel işçisinin bileğini bükmek "siyasete de, siyasetçiye de itibar kazandırmaz."
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.