YAVUZ DONAT
Bir başkadır benim memleketim
Trabzon'dan çıktık yola, selam verdik sağa sola... Yomra, Arsin, Araklı, Sürmene, Of, Dernekpazarı... Ve... Yaylalara doğru tırmanmaya başladık.
Sis... Orman... Bin bir çeşit ağaç, çiçek... Kıvrıla kıvrıla gittik... Son durak Parma Yaylası... Bin 850 metre yükseklikteyiz.
Hava sıcaklığı...14 derece.
Burası... Cennetten bir köşe.
Sadık Albayrak... Köpeği Kıtmir ile baş başa. Bizi gülerek karşıladı:
-İnsanlardan uzaklaşmak ve Allah'a yakınlaşmak için buradayım.
Sonra... Gelsin çay... Başlasın muhabbet... Konu malum, Trabzonspor.
***
Trabzonspor'a nazar mı değdi?
Sadık Albayrak, bütün Trabzonlular gibi üzgün... Öfkeli.
Sadık Bey'e "O geceyi" sorduk... Pazar'ı... Maç akşamını.
"Olacak iş değil" diye söze başladı:
***
Başakşehir
Mevlana'nın dediği gibi... "Dün dünde kaldı cancağzım, bugün yeni şeyler söylemek lazım."
Pazar akşamını Pazar'da bırakalım... Ve şampiyonu kutlayalım... Başakşehir'i.
Sadık Albayrak "Bu takım bir misyonun uzantısı" diye söze başladı:
"Ucuz konut yapacağım... İnsanları spekülatörlerin elinden kurtaracağım."
Üzgünüm... Fakat "Başakşehir'in şampiyonluğu ile de gurur duyuyorum... 3 büyüklere kafa tutan bir Anadolu takımı."
***
Bilal Erdoğan
Pazar akşamı Trabzon "Yasta iken", İstanbul'da "Başakşehir'in şampiyonluk kutlaması" vardı... TV'ler canlı yayınladı.
Bilal Erdoğan da oradaydı... "Neden" diye değişik yorumlar yapıldı.
Yaylada... Çaylar tazelenirken... Bu konu açıldı.
İşte Sadık Albayrak'ın sözleri:
***
Uyku kaçınca...
Yayla havası... İlaç gibi... Parma'ya çık, sağlığına kavuş.
Fakat... Sadık Albayrak'ın "Uyku düzeni" biraz bozuk.
Nedeni?... Trabzonspor.
-Pazar gecesi maçtan döndüm, uykum kaçtı... Zaten haftalardır kaçıyor... Galatasaray maçından sonra... 5-6 haftadır... Tersine dönüş ile birlikte.
Sadece Sadık Bey'in değil... Bütün Trabzon'un "Uyku düzeni" bozuk.
***
Toprak... "Sadık yar"
Sadık Albayrak'ı biraz zayıflamış bulduk.
Korona döneminde herkes eve kapandı... Çok kişi kilo aldı... Sadık Bey ise... 3-4 kilo vermiş.
"Nasıl oldu" dedik... "Formülü" söyledi:
-Toprak... Ne varsa toprakta var... Tabiatla uğraşacaksın... Ağaçlarla...
Çiçeklerle... Topraktan kopmayacaksın.
Ellerini ceplerine attı... Bir cepte "Bıçak." Diğerinde "Makas."
İkisi de "Tarım aleti... Budama için... Ağaçlara şekil vermek için."
Sadık Albayrak "Toprak... İlle de toprak" diye tekrarlayınca... Âşık Veysel'i andık:
"Benim sadık yârim kara topraktır."
***
Memleket türküleri
Şavşat'ıyla, Borçka'sıyla... Sürmene'si, Akçaabat'ıyla... Kemençesiyle, horonuyla... Ardeşen'i Pazar'ıyla... Sis Dağı Yaylası'yla...
Fındığıyla, balığıyla... Temel fıkralarıyla... Bir başkadır benim memleketim.
Memleket türkülerini söylemeye devam.
Pazartesi... Ver elini Rize.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.