YAVUZ DONAT
Siyasetin S’si
William Shakespeare (1564-1616) dünyanın en büyük oyun yazarı... Şair... Oyuncu... Hamlet, Romeo ve Juliet gibi ölümsüz eserlerin sahibi.
Macbeth oyununda bir sözü var ki... Unutulmaz:
"Merasimle gitme sıranı bekleme, derhal git."
(Stand not upon the order of your going, but go at once.)
Bu söz... Siyaseti zamanında bırakmasını bilmeyenlere... Kapak olmalı.
***
Gelecek Partisi
Ahmet Davutoğlu... Gelecek Partisi'ni kurdu... 12 Aralık2019. Siyasetten çekilme ve Gelecek Partisi'ni feshetme kararı aldı... 29 Temmuz 2026.
Kuran kendisi.
Fesheden yine kendisi.
Kurduğunda... "Hayırlı olsun" demiştik.
Veda etti... "Güle güle... Hayırlısı ne ise o olsun" diyoruz.
***
Almanya'dan bir örnek
Helmut Schmidt (1918-2015...)
Alman siyaset ve devlet adamı... Sosyal Demokrat... 1974-1982 yılları arasında Batı Almanya Başbakanlığı yaptı.
Başbakanlık görevi sona erince...
Sekiz yıllık başbakanlık yaptıktan sonraki yaşam hikâyesi... Derslerle dolu.
***
Don Kişot... Sancho Panza
Yorumsuz... Ünlü bir söz... Bir siyaset klasiği denilse yeridir:
"Çok kişi, Manchalı şövalye Don Kişot olmak için yola çıkar ama günün sonunda Sancho Panza olarak evine döner."
***
Altın kural... 'Çekilmesini bileceksin'
Süleyman Demirel... Farklı tarihlerde yedi kez başbakanlık yaptı... Toplam 10 yıl 5 ay. Yedi yıl da Cumhurbaşkanlığı.
16 Mayıs 2000... Cumhurbaşkanlığı görevi sona erdi... Ve Demirel evine çekildi... Güniz Sokak-31.
O süreci iyi biliyorum... Tanığıyım.
Günlerce... Haftalarca... Hatta aylarca... Evine ziyaretçi yağdı... Heyetler hâlinde.
Hediyeleriyle (Afyonkarahisar'danlokum, kaymaklıekmek kadayıfı...Kayseri'den sucuk,pastırma, mantı...Edirne'den peynir...Mersin'den cezerye,narenciye...) gelenler, sözleşmişler gibi aynı şeyleri söylüyorlardı:
Süleyman Bey, gelenlere... Gaz verenlere hediyeleri için teşekkür ediyordu. Ailelerine... Geldikleri şehirlere... Selamlarını gönderiyordu.
Ve... Sırtlarını sıvazlayıp, "Sizler akıllı çocuklarsınız" diyor ve yolcu ediyordu.
Herkes gittikten sonra bana söyledikleri daha dün gibi aklımda... Ve not defterimde... Altın söz... Bir siyaset klasiği... Önemli ders:
"Eğer bir şeref mevkiinde oturuyorsan, zamanı gelince çekilmesini bileceksin... Yoksa küçük düşersin."
Demirel... Ölene kadar (2015) konferanslar verdi... Üniversiteleri ziyaret etti... Kitaplar yazdı...
Örneğin:
"Bir Ömür Suyun Peşinde... İki cilt... Bin yetmiş sayfa."
Allah, rahmet eylesin.
***
Portre
Ahmet Davutoğlu... Profesör... Başbakanlık Başdanışmanlığı... Dışişleri Bakanlığı... Başbakanlık.
Önemli bir kariyer... Kaç kişiye nasip olur?
Geçen yıl Afyonkarahisar'da... Gazeteci dostumuz Mehmet Emin Güzbey'in kızının kına gecesinde... Masalarımız yan yanaydı.
El sıkıştık... Karşılıklı hatır sorduk.
Gece boyunca dikkat ettim...
Masasına gelen... Birlikte fotoğraf çektirmek isteyen... Salona girişinde alkışlarla karşılayan, gidişinde tezahüratla uğurlayan yoktu.
Özetleyelim:
Gelecek Partisi... Bir öfke, kırgınlık/küskünlük, tepki partisiydi.
Profesör Davutoğlu'na gaz verenler oldu... Yine küskünler... Kırgınlar.
Ve... Büyük yanılgı... Adalet ve Kalkınma Partisi'nin 1 Kasım 2015 tarihinde yapılan genel seçimde aldığı yüzde 49.49'luk oyu... Genel Başkan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, kendisine verilen oy sandı.
Neyse... Oldu bitti... Geldi geçti.
Sayın Ahmet Davutoğlu'na sağlıklı bir ömür diliyoruz.
Üniversiteye döner mi acaba? Bilemiyoruz... Keşke yıllar önce dönseydi... Ama hiçbir zaman geç değildir.
***
Mayınlı yol
Kamran İnan... Rahmet istedi... Dostumdu.
12 Eylül 1980 darbesinden önce... Senatördü.
1983... Demokrasiye dönüş... Milletvekili oldu... Bakanlık yaptı.
Ve... Siyaset sahnesinden zamanında çekildi... Kavga etmeden... Kırıp dökmeden... İncinmeden... Kimseyi incitmeden.
Saygınlığını... Ölene kadar (2015) korudu.
Siyasi hatıralarını yazdı...
Siyaset bilimciler ve siyasete ilgi duyanlar için ders kitabı sayılır:
"Siyaset Yılları... 328 sayfa... 2003.''
Başucu kitaplarımdan biri... Altını çizdiğim bir satırı paylaşalım:
"Siyaset yolu mayınlarla döşelidir... Adımları dikkatle atmak gerekiyor."
***
Sözün özü
Yazımıza William Shakespeare ile başladık...
Noktayı Hamlet'ten iki mısrayla koyalım:
"Sözlerim uçuyor havaya, ama düşüncem yerde;
Öz olmayınca söz yükselmiyor göklere."
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.