BURHANETTİN DURAN
Yeni jeopolitikte Ankara ve Bakü’nün imkânları
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın heyetiyle dün Azerbaycan'daydık. Erdoğan'ın Azerbaycan seyahatleri o kadar coşkulu geçiyor ki kendinizi Türkiye'nin bir ilinde gibi hissetmemek mümkün değil. Fetih Suresi'nin okunduğu açılış törenleri aynı zamanda Karabağ'ın yeniden Azerbaycan'a dönmesini ve zaferi hatırlatan kutlamalardı. İki yıl önce Ermeni işgalinden, sonra mayınlardan kurtarılan Karabağ şimdilerde hızlı bir kalkınma hamlesine şahitlik ediyor. "Büyük dönüş" projesinin uygulaması olarak otobanlar, demiryolları, havalimanları ve akıllı şehirler ile hummalı bir altyapı hazırlanıyor. Karabağ'ın işgalden kurtulmasına kritik katkı veren Türkiye, Karabağ'ın yeniden imarında da önemli bir rol üstleniyor. Erdoğan'ın ziyaret programında işgalden kurtarılan Karabağ'da inşa edilen ikinci havalimanı olan Zengilan Havalimanı'nın açılışı, Dost Agropark Akıllı Tarım Köyü projesinin ilk etabının açılışı ile Kumlak Tren İstasyonu ve Cebrayıl Orman Eğitim Merkezi temel atma törenleri vardı.
***
Elbette 30 yıl sonra Karabağ'ın geri alınması hem Aliyev'in liderliğini güçlendiren hem de Azerbaycan milli kimliğini pekiştiren bir zafer oldu. Bu zafer, Türkiye ve Azerbaycan arasındaki dostluğu ve kardeşliği ete kemiğe büründürdü. Şuşa Beyannamesi ile sağlam bir temele oturdu. İki devletin enerjiden savunmaya kadar birçok alandaki işbirlikleri çok boyutlu bir entegrasyona dönüşüyor. Dahası, Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinden sonra şekillenmekte olan yeni jeopolitik Türkiye ve Azerbaycan'ın daha iddialı birlikteliklere gidebileceği bir noktaya evriliyor.
***
***
Değişen jeopolitik denklemler, Türk Devletleri Teşkilatı'nı da yeni bir canlanmaya taşıyor. Kasım ayında Özbekistan'da gerçekleşecek zirve, teşkilat üyeleri arasında imzalanan anlaşmaları somut işbirliklerine çevirme yolunda önemli bir toplantı olmaya aday. Merhum Turgut Özal'ın 1990'ların başında hayal ettiği Türk Dünyası ile entegrasyon, Erdoğan liderliği sayesinde bugünlerde bölgede karşılık bulmaya başlıyor. Büyük güç rekabetinde Rusya'nın geleceği, Türk Devletleri Teşkilatı'nın nereye gideceğini yakından ilgilendiriyor. Batı ile Rusya arasındaki sert rekabette dengeli bir politika izlemek, Türkiye ve Azerbaycan'a yeni imkânlar verecektir. Ciddi değişimlere gebe bir dönemin Erdoğan-Aliyev dostluğu ve Erdoğan-Putin lider diplomasisi ile yönetilmesi ise tarihi bir fırsat.
Bu köşe yazısını aşağıdaki linke tıklayarak sesli bir şekilde dinleyebilirsiniz
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.