BURHANETTİN DURAN
Muhalefette yeni ruh arayışı
İmamoğlu'nun İBB adayı olma kararını açıklamasından sonra CHP'deki "değişim" tartışmasının eski hararetini kaybetmesi beklenir. Kurultay süreci devam etmesine rağmen delege hâkimiyetiyle kolaylıkla yeniden genel başkan seçilebilecek olan Kılıçdaroğlu, bu saatten sonra partisinin gündemini daha rahatlıkla yönetebilecektir. CHP iç hesaplaşmayla bir süre daha meşgul olacak gibi. Bu arada İyi Parti Genel Başkanı Akşener 26 Ağustos'ta yapacağı konuşma ile 28 Mayıs sonrası partisinin yeni siyasi çizgisini ve argümanlarını kamuoyu ile paylaşacak. Bir anlamda parti muhasebesini tamamlayarak Millet İttifakı değerlendirmesine geçecek. Akşener'in AK Parti ve CHP arasında kendisine üçüncü bir yol belirleyip belirlemediğini yakında göreceğiz. Muhalefetin 28 Mayıs yenilgisinin ittifak içi hesaplaşmasını yeterli ölçüde yapmadığı hatırlanırsa Akşener'in söyleyecekleri bu hesaplaşmaya girip girmeyeceğini de gösterecek. Elbette muhalefet yaklaşan yerel seçimler sebebiyle aynı zamanda yeniden bir araya gelmeyi konuşmak zorunda. Bu da eksik ve yetersiz bir muhasebe ile yeni bir işbirliği/ittifak mimarisini oluşturmaya çabalamak demek. Parti genel başkanları "seçim geliyor" kaygısıyla muhasebeden kaçınabilir ancak seçmenlerinin öfkesini ve hayal kırıklığını yönetmek onlar için kolay olmayacak.
***
Şimdi muhalefet çevreleri "Yerel seçimlerde birlikte hareket etmezsek kaybederiz" argümanını seslendiriyor. CHP'li siyasetçi ve yorumcular, İstanbul ve Ankara gibi büyükşehirlerde yeniden kazanabilmek için muhalefeti toparlayacak yeni bir ruh arıyor. Kimisine göre çözüm 2019 ruhunu canlandırmakta. Aksi takdirde "muhalefetsiz Türkiye oluşur ve iktidar her istediğini yapar." Yeniden "İstanbul veya Ankara ittifakı" önermek ilk akla gelen şey. Yani, CHP, İyi Parti ve HDP/ YSP en azından il-bölge bazlı işbirliği yapmalı. Muhalefetteki yeni ittifak/işbirliği söylemi tutarlı bir siyasi, entelektüel ve psikolojik zemin oluşturmaktan uzak. Hatta 2023 seçimlerinde başarı getirmeyen "ortak politikalar" mutabakatından bile geride. Belediye kazanma kaygısından öteye gidebilecek bir "siyaset ve söylem birlikteliği" ufukta görünmüyor.
***
Muhalefetin dağınıklığına karşın psikolojik üstünlük Cumhur İttifakı cenahında. Bunu aşmak için muhalefetin "ekonomik sorunlar, tek adamlık ve sığınmacılar" üzerinden bir "beka" söylemine yönelmesi mümkün. Elbette hayat pahalılığı önemli bir faktör ancak Mayıs 2023 seçimleri seçmenin birden çok faktöre baktığını gösterdi. Yine genel seçimlerin aksine yerel seçimlerde "beka" meselesi daha az etkili. Muhalefetin 2019'un veya 2023'ün koalisyonunu partiler bazında kurması bu kadar kötü tecrübeden sonra seçmeni ikna eder mi? Parti ve ittifak içi taze çekişmelerin yükü de ortada. Bugünlerde muhalefet bloğundaki sağ partilerden gelen "kendi adaylarıyla seçime girme" açıklamaları Türkiye genelindeki oylarını görme ya da artırma kaygısına işaret ediyor. Ancak il bazlı işbirliği için yapılan çetin pazarlıklar seçmeni rahatsız eder. Adayların taşıyacağı bir işbirliği modeli muhalefete yeni bir ruh üfleyemez.
Bu köşe yazısını aşağıdaki linke tıklayarak sesli bir şekilde dinleyebilirsiniz
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.