ÜNAL ERSÖZLÜ (EGE)
Yaşanacak şehir
İzmir Ticaret Odası'nın 2008 yılında gerçekleştirdiği "İzmir Marka Kent" çalışmasında "Yaşanacak Şehir" sloganı ortaya çıkmıştı.
"Yaşanacak Kent" (ya da Şehir) sloganı, hangi açıdan baksanız İzmir'e uyuyordu.
Çünkü İzmir, tüm doğal güzellikleri, genel konumu, yaşam kalitesi, arkasındaki dev tarihsel mirası, kent kültürü, gündelik hayat kolaylığı açısından; her anlamda "Yaşanacak Kent" söylemi ile bütünlenebilen durumdaydı.
Sonuçta bu güzel slogan ile somutlanan marka çalışması, İzmirli değerli sosyolog Mübeccel Kıray'ın (1927-2007), yıllar önce ünlü "Örgütleşemeyen kent İzmir" adlı kitabında analiz ettiği gibi, hep "örgütleşememe" özelliği taşıyan İzmir'de; 'ortaklaşamadığı' ya da 'ortaklaştırılamadığı' için havada kalmıştı.
Her ne kadar İzmir'de hala bazı sivil toplum örgütlerinin bu içerikteki arayışları ya da İzmir Kalkınma Ajansı'nın 'marka kent strateji çalışması' sürüyorsa da; bu durumun geç kalınmış teorik kurgusunun, tek başına işe yaramadığını, bir şehrin sadece kendisine bir konum oluşturmakla, onun karşılığını bulamayacağını; bu nedenle evrenselleşmek, küreselleşmek gerektiğini, bu yönde adım atılmasının önemini, somut örnekleyelim.
The Economist Dergisi'nin araştırma bölümü Intelligence Unit, son yıllarda "En Yaşanılır Kentler" başlığı altında dünya gündemine oturan önemli bir araştırma yapıyor.
Bu araştırmada, dünyanın önde gelen kent uzmanları, sosyologlar, kent gözlemcileri; dünya kentlerini "istikrar, sağlık, kültür, çevre, eğitim, güvenlik ve altyapı faktörleri"ni göz önüne alarak değerlendiriyor. Sonra da kentlerin, aldıkları puanlara göre "En Yaşanılır Kentler"i seçiyor. Ortaya kent profilleri de çıkıyor.
Sonuçta bu listedeki kentler, dünyada konuşuluyor.
Gelelim yeni açıklanan kentlere.
Aklınıza gelen bütün Dünya kentleri listede var.
Türkiye'den İstanbul listenin tam ortalarına yakın bir yerde. Geçtiğimiz yıllarda da aynı noktadaydı. Zimbabve'nin başkenti Harare'nin, Nijerya'dan Lagos'un, Bangladeş'ten Dakka'nın, Papua Yeni Gine'den Port Moresby'in, Pakistan'dan Karaçi'nin, Kamerun'dan Doula'nın, Senegal'dan Dakar'ın, Sri Lanka'dan Kolombo'nun, İran'dan Tahran'ın son 10'a girmeyi başardığı "En Yaşanılası Kentler" sıralamasında, "Yaşanılacak Kent" İzmir yok.
Sorun, The Economist Dergisi'nde değil. Belki de yıllardır sürdürülen bu araştırmaya, o listede bir şekilde yer alan kentler, çok ilgi gösterdiler. Belki de dikkat çekmeyi başardılar! Bunun yollarını buldular. İzmir'in ise "Listede neden yokuz?" yerine, acaba "Neden örgütleşemiyoruz?" diye düşünmesi mi gerekir? Birbirinden farklı cephelerde "Marka Kent" çalışması yürütülürken, The Economist'in listesinde yer alıp almamanın önemi üzerine mi, somut konuşmak gerekir! Belki de konuşmak yerine, harekete geçmek çok daha önemli!
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.