ÜNAL ERSÖZLÜ (EGE)
Yazı bazen çaresiz kalır
Bizim kuşağımızdan tarihçi bir dost ile sohbetteydik. "Neler oluyor?" diye sordu, yanımıza gelen genç gazeteci arkadaşımız.
Gerçekten de insan, bu Türkiye'de, bazen neler olduğunu, ne olduğunu, anlamakta güçlük çekiyor. Bu koşullarda, insanın içi acıyınca, adına yazı denilen araç da, yolunu yitiriyor. Issızlaşıyor, sessizleşiyor. İnsanın çaresizliği, yazının çaresizleştiği an ile buluşuyor. Yazının başında "bizim kuşağımız" diye vurgulamıştım. Bizler, son yıllarda 78'liler olarak adlandırılıyoruz. Bizim kuşağımız; bu ülkede hep karanlıklarla yüzleşti. Cezalandırıldı. Gün geldi, solgun bir darbenin kıyısında, eğitim hakkı elinden alındı, acı çekti, hapislere atıldı, sürgünlere gönderildi. Bizden önceki 68 kuşağı gibi! İki dönem arasındaki temel fark ise bizim kuşağımızda 'acının' kitleselleşmesiydi. Acının, binlerce insana yansımasıydı.
Bizler bu nedenle, hep karanlığa karşı çok duyarlı olduk. Demokrasinin, şeffaflığın, güçlü temiz toplum özleminin yanında, yanı başında, arkasında durduk.
Hep 'barış' arayışında; daha güzel, umut veren bir Türkiye tablosunun doğuşu için; doğruları destekledi. Bunun için çaba harcadı. Bu nedenle, Susurluk teşhir edilirken de, karanlığa karşı bir mum yakılırken de, 12 Eylül darbesi ile yüzleşilirken de; 78'liler hep duyarlıydı.
Ergenekon'u değerlendirirken, konuya hep demokrat bakış açısıyla yaklaştık örneğin.
Çünkü bizler hukukun üstünlüğüne inanıp; özgürlüklerin sınırlandırılmasında yine bir 'özgürlük' arayışını öne çıkararak; yıllar öncesinden kalma o 'kirli darbe' hesaplarını görüp, anlayarak; bu ülkede her türlü karanlık oyunun açığa çıkmasını isteyerek, adım attık.
-Sen koca aslansın, ben senden korkarım, demiş; ancak ayağını bağlatırsan çıkarırım.
Aslan boyun eğmiş. Kurt dikeni çıkardıktan sonra, aslanın ayağını çözmeden, savuşmuş.
Ardından aynı aslan, yoldan geçen tilkiye, dil dökerek, yalvararak, ayağını çözdürtmüş.
Aslan, sonra da doğru 'inine' girip, karısıyla yavrularına:
-Haydi artık, demiş, buradan göçüyoruz.
-Niçin, diye sormuş ailesi.
-'Kurdun bağlayıp, tilkinin çözdüğü yerde' duramam da ondan, demiş aslan.
Türkiye, bazen bu anlatıdaki gibi umut kırıcı görüntüler yansıtıyor. Ne çok üzücü!
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.