ÜNAL ERSÖZLÜ (EGE)
Urla'nın gurur verici markası
Türkiye'nin insanı acıtan manzaralarından, bugünlük izninizle uzaklaşalım. İzmir Urla'dan yansıyan, tanık olduğumuz bir güzelliği paylaşalım sizinle.
Şarap,hem keyfi hem de bu kalabalık dünyadaki insanın, aslında hüzünlü yalnızlığını paylaşır. Asırlardır da paylaşıyor. İnsanlık tarihinde şarabın yeri, üzüm kadar eski: Üzüm tanesinin içindeki şeker, su, üzümün kabuğundaki maya; zaten doğal fermantasyon ortamı oluşturuyor. Özetle bu fermantasyondan ortaya şarap çıkıyor. Kim bilir belki asırlar önce, bir salkım üzümü, sıcak ortamda kapta unutan insan, bu muhteşem şarap serüveninin başlangıcını oluşturdu.
Şaraptan tüm medeniyetler etkilenmiş insanlık tarihinde.
Öncelikle Anadolu; Yunan ve Roma medeniyetleri; Mısırlılar bir de.
Roma yıkıldıktan sonra, ortaçağ barbar karanlığa gömülüyor. Bu dönemde bile bazı Hıristiyan keşişler, Avrupa'da şarap kültürünün yaşamasını sağlıyor. Sonra da bu tarihsellikte, şaraba ilişkin bilgi, elbette yoğun olarak Avrupa'da birikiyor. Anadolu, insanlığa kendi armağan ettiği şarabı, yine üzerinde yaşayan insanların seçimiyle, bazen unutuyor anlayacağınız...
Uzun süren ciddi çabalardan sonra, İzmir'de de üzeri toprakla örtülmüş şarap kültürü canlanıyor. Hem tarihte hem de yakın yıllarda şarapçılıkta iz bırakmış olan Urla; genç, başarılı, gözüpek yatırımcıların girişimiyle, İzmir'de bir dönüşüme imza atıyor. Bu değerli adımı, Urla'da ilk kez atanlardan biri Can Ortabaş. Urla'da ikibin dönümlük arazide kurduğu Uzbaş çiftliğinin yamaçlarında, binlerce yıllık bağ setlerine rastlayıp araştırma yapmış, geçmişte bölgede en önemli sektörün şaraplık üzüm ağırlıklı bağcılık oluşu ile yeniden tanışmış. Ortabaş, Urla'nın unutulmuş binlerce yıllık şarap kültürünü keşfettiğinde, bir hayalin temelini atmıştı. Can Ortabaş ile bu güzel hayali, yakın dostları, başarılı işadamı Bülent Akgerman, Yavuz Karacasulu ve Deniz Barçın paylaştılar. Birlikte bu hayallerini inşa edecekleri Urla Bağcılık firmasını kurduklarında, yıl 2001'di. Sonra 2006 yılına geldiklerinde, Urla Şarapçılık'ı kurdular.
Bitirelim... Ve şarap ile hayata küçük anlamlar katarak belki de:
"Bulut geçti, göz yaşları kaldı çimende Gül rengi şarap içilmez mi böyle günde? Bugün bu çimen bizim, yarın kim bilir kim Gezecek bizim toprağın yeşilliğinde."
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.