ÜNAL ERSÖZLÜ (EGE)
Kısır gündem
Akıl veren yazıları hiç sevmem. Bu yazının amacı da kimseye akıl öğretmek, ders vermek değil. Ama İzmir Büyükşehir Belediyesi ile İzmir'deki ilçe belediyelerinin bir bölümü arasında, bir randevu kriziyle başlayan, bir haftayı aşkın süredir gündemde olan; gergin, sıradan, kavgalı, kısır görüntüye, anlam vermekte zorlanıyorum.
Bu gergin ortam devam ederken, yine özellikle medya üzerinden, insanların ve kurumların birbirlerine 'had' bildirmeye çalışmalarını da, inanın hiç mi hiç anlamıyorum. Bu kurumlar, bu kurumların temsilcileri, kendilerine şu soruları, sahici bir yerden, acilen sormalı:
Halkın oylarının çoğunluğunu alarak, halka hizmet etmek üzere bu makamlara gelen insanlar, kamusal bir alanda farkında olmadan egolarını öne çıkararak, birbirleriyle kavga etmek hakkına sahipler mi? Diyelim ki aralarında sorun var. Bu sorunları, önce kamusal bir alanda paylaşıp, ısrarla çözmeye çalışmak yerine, 'medyatik çıkışlarla' gündeme getirmeye, hepimizin zamanını işgal etmeye hakları var mı?
Halktan oy alanlar, İzmir'in çıtasını aşağıya çekme hakkına sahipler mi?
Tüm kurumların başkanlarına samimiyetle iletmek isterim.
Siz içeriden, bulunduğunuz yeri nasıl görüyorsunuz, bilmiyorum.
Ama lütfen aynaya bakın, dışarıdan görünen tablo çok olumsuz. Negatif.
Kimse bu işlerde kimin haklı olup, kimin haksız olduğuna bakmaz. Bakmıyor. Bu algı, bu duygu öne çıkmaktadır.
Hep birlikte İzmir'in nitelik çıtasını yukarılara taşımak zorundayız.
Aşağıya çekmeye hakkımız yok.
Kimsenin hakkı yok.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.