ÜNAL ERSÖZLÜ (EGE)
Hayat notları: İnsanın aynası
"Güzel yüz aynaya aşıktır" demiş Mevlana. Bu sade sözcüklerin bütününde, aslında ne çok anlam saklı. Her insanın bakması gereken bir aynası var özünde. Aynaya baktığında, isterse kendisini görür insan.
Bazen ayna ötekidir.
Bazen ayna bir duruş.
Bazen bir söz. Bazen bir bakış.
Nedense eşler, sevgililer; birbirlerine yıllar sonra, hep yukarıdaki soruyu sorarlar kuşkuyla.
Oysa sevgi eskiyen bir şey değildir; bir eşya gibi.
Sevgi büyüyendir, olgunlaşan; sabır gösteren, şefkati kucaklayandır.
Önce koşulsuz sevmişsen, önce sevgin eğer içtense, sonra da seversin sonuçta.
Shakespeare'in dediği gibi; " Ölçülebilen sevgi, zavallı bir sevgidir" çünkü.
İşte bunu uygulayan insan, daha çok sever kendisini. Çünkü inancın yansımasında benliğin özgürleşmesi, insana huzuru, sakinliği, berraklığı getirir. Arayıp da, bir türlü bulunmayan huzur, tam olarak insanın içindedir.
Sevgi eritir gider bütün eksiklikleri. Sanki bir yağmurla yıkanır, ıslanır ve akar eksiklikler.
Bu nedenle aşıklar, birbirlerini severlerken, birbirlerinin eksikliklerini bildikleri halde, sevgiyle kabullenirler bu tabloyu. Çünkü onlar artık 'eksiklik' olmaktan çoktan çıkmış, sevilen insana ait özelliklere dönüşmüş, bütünleşmiştir.
Çünkü denize atlanır gibi bir çırpıda karışılır o nehre. Ama mutlaka, yüreklerde sevgiyle.
Hani demiş ya Andre Gide; "Sevmekten sonra en büyük mutluluk; sevgisini itiraf etmektir" diye. İşte tam öyle; atlanmalı güzelim 'olumluluklar nehrine'.
Elbette rüzgarlı ruhlarımızda, hep keşfedilmeyi bekleyen kocaman insanı sevme yeteneği. Çünkü yine Mevlana'nın dediği gibi; "Bütün kainat, birbirine sevgiyle bağlı."
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.