YÜKSEL AYTUĞ

19 Mayıs 2004, Çarşamba

Bayram ederken gençleri de düşünelim

HER fırsatta çocukları ve gençleri "yarınlarımızın teminatı" olarak gören, onlara bayramlar hediye eden Atatürk'ün duyarlılığını bugün kaçımız gösterebiliyoruz? "Çocuk işte" deyip önemsemediğimiz miniklerin, "Başında kavak yelleri esiyor" diye ciddiye almadığımız gençlerin aslında "yarınlarımız" olduğunu yeterince idrak edebiliyor muyuz? Hiç sanmam... Pazartesi günü TRT GAP kanalında müthiş bir belgesel izledim. Adı "Avludaki Küçük Adımlar"dı. Çocuk Tutuk Evleri'nde bulunan küçük kader mahkumları, Adalet Bakanlığı görevlileri ve psikologlarla yapılan söyleşiler, yapımcı-yönetmen Sevim Karaduman'ın cesur kurgusuyla, son derece çarpıcı ama nahif bir tarzda ekrana taşındı. Belgesel, hepimizin uzaktan tanıdığı, ama hiçbirimizin dokunmaya cesaret edemediği bir gerçeği yüzümüze çarpıyordu: "Orada yatanlar aslında biz büyükleriz..." Tutukevindeki çocuklar; aile içi şiddet ve tacizden, yalnız bırakılmışlıktan, şefkat ve güven eksikliğinden dolayı suça yönelmişlerdi. Toplum, gizli bahçelerinde kendi suç tohumlarına çiçek açtırıyordu. Dün Seda Sayan'ın programında yine eroin bağımlısı bir genç ve ailesinin dramına tanık oldum. Aynı gün gazetemiz Sabah'ta başlayan ve bir ailenin uyuşturucuyla mücadelesini anlatan "Beyaz Ölümün Kapkara Dünyası" adlı yazı dizisini hayret ve ibretle okudum. AMATEM'in son araştırmalarına göre Türkiye'de uyuşturucu kullanma yaşı 12'ye kadar düşmüş. Keşke gençliği bu kadar ilgilendiren, gerçekleri bu kadar çarpıcı bir şekilde anlatan "Avludaki Küçük Adımlar" belgeseli TRT GAP'a hapsolmasaydı. Keşke bugün, televizyonun en değerli saatinde, prime time'da, tüm kanalların ortak yayınıyla ekrana getirilebilseydi. Bugün 19 Mayıs... Ata'mızın gençliğe hediye ettiği bu anlamlı bayramı, coşkuyla kutlayalım. Stadyum çimlerinde, bembeyaz kıyafetleriyle kule yapan gençlerimizi avuçlarımız patlayana dek alkışlayalım. Ama bu kulelerin altına konulmaya çalışılan dinamitlerden de haberdar olalım. Bugün bir dakikalığına bile olsa, "parmaklarımızın arasından kayıp giden gençliğimiz için" ne yapabileceğimizi düşünelim... Bir gün bizim evlatlarımızın da bir belgesele ya da yazı dizisine konu olabileceği gerçeğini asla aklımızdan çıkarmadan...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.