YÜKSEL AYTUĞ

15 Ağustos 2004, Pazar

Karadeniz fıkrası gibi

GEÇENLERDE bir Karadeniz fıkrası yaşadım. Evet doğru okudunuz, dinlemedim, yaşadım. Olay aynen şöyle gelişti: Cep telefonumdaki tanımadığım bir ses "Ahmet abi, sen misin da?" dedi, "Hayır, yanlış numara" dedim ve telefon kapandı. İki dakika sonra telefonum yeniden çaldı. Aynı ses "Ahmet abi orada mi?" dedi. İçimden "Ya sabır" çekip, "Hayır kardeşim, bu Ahmet beyin telefonu değil" dedim. Üçüncüsünde sabrım taşmıştı, "Kardeşim, seninle mi uğraşacağız bütün gün?" deyiverdim. Peki karşımdaki ne dese beğenirsiniz? "Ula hemen terslenme uşağım. Azıcık bekle, belki düşer da!.." Bu bir kabus ya da telefon şakası olmalıydı. "Yahu güzel kardeşim" dedim, "Piyango topu değil ki bu bekleyince numaralar düşsün..." Bu sefer karşımdaki Karadenizli vatandaş sinirlenmişti. "Tamam git işine daa! Çarpışmayalum şimdi uzaktan uzağa!"

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.