YÜKSEL AYTUĞ

22 Temmuz 2006, Cumartesi

Ekranda doğru söyler, evde şaşar!

YILDIZ Kaplan'ın sunduğu yeni yarışma programı Anasına Bak Kızını Al'ı izlerken tereddüde düştüm. Acaba ben mi uzayda yaşıyorum, yoksa buradaki tipler mi uzaylı? Önce izlemeyenler için yarışmayı özetleyeyim: Gelinlik çağına gelmiş üç kızımız var. Bir de seçici oğlumuz. Delikanlı; kızları göremiyor, sadece seslerini duyabiliyor. Ama kızların anneleri tam karşısında. Soruları önce müstakbel kayınvalidelere yöneltiyor, sonra da kızlara. Delikanlı, aldığı yanıtları değerlendirerek, evleneceği ya da flört edeceği kızı seçiyor. Bu yarışmayı izleyen bir yabancıya Türkiye'de mahkemelerin boşanma davalarıyla dolup taştığını izah etmek çok güç. Zira birbirinden anlayışlı ve uyumlu gelin adayları, dünya tatlısı kaynanalar, halimselim damatlar ekranı doldurmuş. Delikanlı soruyor: "Kızınız yaz tatilini çadırda geçirebilir mi?" Kaynana adayı yanıtlıyor: "Neden olmasın? İki gönül bir olunca samanlık seyran olur." Sıra, gelin adayına geliyor. O da bal şeker... "Tabii hayatım. Ben 5 yıldızlı otel peşinde değilim. Bana 5 yıldızlı huzur ver, yeri önemli değil..." Delikanlı bir başka kayınvalideye soruyor: "Ben muhabbet adamıyım. Eşim, dostum, ailemle sohbet etmeye bayılırım. İsterim ki her gece ailem,arkadaşlarım bize gelsin. Birlikte yiyip, içelim. Kızınız hizmet etmeye hazır mı?" Kayınvalide kalender çıkıyor. "Her gece olmasa da haftada üç dört gün olabilir. Ben de evlendikten sonra mutfağa girdim. 20-25 dakikada masa donatırım." Söz sırası kızına geçiyor: "Tabii canım, niye olmasın? Ama her gece bize gelirlerse olmaz. Biz de arada bir onlara gideriz, değil mi?" Damat adayı başka soruya geçiyor: "Ben maç hastasıyım. Hafta sonları kızınız benimle birlikte evde maç izler mi?" Kayınvalide bir uyum abidesi gibi. Bir tek kanatları eksik. "Eh, tabii, önemli maçları, milli karşılaşmaları filan izlersiniz birlikte" diyor. Kızı ise biraz temkinli: "Nasıl yani? Her maçı mı izliyorsun?" Damat yanıtlıyor: "Yok canım. İtalyan ligini izlemem mesela..." Kız rahatlıyor: "Ha, tamam, oldu o zaman!.." Halk arasında bir deyim vardır: "Karakolda doğru söyler, mahkemede şaşar" diye... Bizim gelin-kaynana-damat adaylarına uyarlarsak, "Ekranda doğru söyler, eve gelince şaşar!.."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.