YÜKSEL AYTUĞ

14 Mart 2007, Çarşamba

Haftanın galibi Yaşar oldu

FOX TV'nin yarışması Bir Dilek Tut'ta yeteneklerden çok, acıklı öykülerin yarıştırıldığını yazmıştım. Bu hafta jüri üyeleri bu tür suiistimallere engel olmak için yoğun çaba harcadılar. Ayrıca el mikrofonlarından, kulaklıklı mikrofonlara terfi etmeleri de iyi olmuş. Bu hafta tüm alkışlarım şarkıcı Yaşar'a gitti. Görme yeteneğini kaybetmek üzere olan Derya'ya yaklaşımı harikaydı. Hatta sırf onun ses rengine yakışıyor diye hayatında ilk kez arabesk okumayı bile kabul etmişti. Bir de itirafta bulundu: "Bu akşam buraya yetişmek için 15 kilometre boyunca emniyet şeridinden gittim. Bizi çeviren polisler, durumu anlatınca bizi serbest bıraktılar. Onlara teşekkür ediyorum ama beni gören ilk trafik polisi ekibinin cezamı kesmesini de istiyorum." Vallahi bravo!.. Çelik, çok takdir ettiğim bir müzik adamı. Mesleğinin akademik boyutunu da çok güzel ortaya koyuyor. Ama yarışmadaki partneri Nilay ile düet yaparken, sesini biraz daha geride tutması gerektiğini düşünüyorum. Hele şarkının son bölümünde Çelik ana sesten okurken, Nihal ikinci sesten vokal yapıyordu. Oysa tam tersi olmalıydı. Eminim, detaycılığı ve işine özeniyle tanıdığım Çelik de performansı bir kez daha izledikten sonra bu naçizane eleştirime hak verecektir. Gözüme batan diğer kıymıklara gelince: Jüri üyeleri, yarışmacıların mağdur durumdaki aileleri için "Ben onların tüm masraflarını karşılayacağım" dedikçe, onların yarışmadaki şanslarını azaltıyorlar. Zira halk, "Nasıl olsa onun hayatı kurtuldu. Bari diğerine yardımcı olayım" diye düşünerek oylarının yönünü değiştiriyor. Bir de eşleşmelerin, sanatçıların ses tonu ve renklerine göre değil de "gelişigüzel" yapılması, düet yapmayı çok zorlaştırıyor. Zira bazı eşleşmelerde sesler arasında müthiş bir farklılık doğuyor ve bu da sahneye "kötü performans" olarak yansıyor. Ayrıca koçların müzik bilgileri, eğitmen yetenekleri ve deneyimleri de birbirinden farklı. Örneğin; Çelik ile eşleşenin, Hilal Cebeci ile eşleşene üstünlük sağlayacağı kesin. Bu konudaki adaletsizliğin giderilmesi için her hafta koçların voleyboldaki gibi "dönerli" oynamaları, yani yer değiştirmeleri daha iyi olmaz mı? Benim dileğime gelince: Her hafta harika performansları nedeniyle en az üç kez seyirciye alkışlattırılan Tayfun Balarısı Orkestrası'nın bir an önce merdiven altından kurtarılması!..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.