YÜKSEL AYTUĞ

11 Mart 2010, Perşembe

Oh, canıma değsin!

Bilgisayar teknolojisinin ve grafik animasyonların son dönem filmlerine egemen olmasını ve sinemanın giderek ruhunu yitirip, "mekanik" bir hale dönüşmesini hep eleştirdim. Çekim teknikleri ne kadar mükemmel olursa olsun, görsel efektlere sırtını dayayan, "masa başı" filmler beni bir türlü cezbetmedi. Herkesin yere göğe sığdıramadığı "Avatar"ın ilk 15 dakikasından sonra salonun tavanındaki kaplamaları saymaya başlamamın nedeni de buydu. Oyuncu gerçekten oynuyor mu, yoksa o mimikler yüzüne 3D tekniğiyle mi yerleştirilmiş, bilemedikten sonra ben ona nasıl "sinema" derim ki? Bunca yıllık meslek yaşamımda Akademi jürisiyle ilk kez hemfikir oldum. Bana göre de "Avatar" tüm Oscar'ları silip, süpürecek bir "film" değildi. Yaşasın "gerçek" sinema sanatı!..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.