YÜKSEL AYTUĞ

30 Mart 2010, Salı

Madalyonun diğer yüzü

Hani hep yazıp, konuşuyoruz ya, "Klasik romanların diziye çevrilmesi, insanları edebiyata yakınlaştırıyor" diye... "Çelik Manolyalar" oyunundaki bir cümle, bu konuyu yeniden gözden geçirmeme yol açtı. Acaba hep beraber yanılıyor muyduk? Eski Türk romanlarından devşirilen diziler, insanların okuma alışkanlığını iyice köreltiyor olabilir miydi? Oyunun bir sahnesinde; taşralı, sert, hayatla dalga geçen bir karakteri canlandıran Oya İnci şöyle dedi. "Ben kitap okumuyorum. Zaten iyi bir kitapsa, hemen dizisini yapıyorlar. Oturup, televizyonda izliyorum..." Haydi buyurun bakalım... İster misiniz, bizim millet de kitapçılardan iyice ayağını kessin. "İyi bir kitapsa, dizi olur, bekleyeyim en iyisi" diyerek...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.