YÜKSEL AYTUĞ
Tuvaldeki en kara renk
Peki tek suçlu (!) o mu? Baykam, dakikalar boyunca eli karnında çığlık atarken yanına kaç kişi geldi? Gün ortasında Akatlar gibi 'şehrin göbeğinde' herkes, olan biteni seyretmiyor muydu?
Bu 'seyretmek' lafının üzerinde durmak istiyorum. Televizyon hepimizi hayata karşı 'seyirci' yaptı. Şiddeti, cinayeti, saldırıyı ekranda o kadar çok izler olduk ki, 'seyirci psikolojisinden' bir türlü kurtulamıyoruz. Gerçek hayatı da 'ekran' gibi izliyoruz. İşte televizyonun 'uyuşturucu' etkisinin en bariz örneği...
Bir de insanlarımız polisten, bürokrasiden çekindiği ve adalete yeterince güvenemediği için yardıma yanaşmıyor. "Ya arabama aldığım adam ölürse, ben polise ne derim?" kaygısı, ruhumuzdaki insanlığı tiner gibi uçuruveriyor... Neden suçlandığını bile bilmeden yıllarca hapishanelerde çürüyen insanların ülkesinde, ne yazık ki kimse 'risk almak' istemiyor! Yazık... Çok yazık...
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.